Gariban Taraftar Şiiri - Hakan Demirel

Hakan Demirel
26

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Gariban Taraftar

Refik aceleyle uyandı, depremin olduğunu, yatağının sallandığını fark ederek anladı.
Çalışma masasına göz attı ve hemen çök, tutun, kapan yapma fikri aklına geldi. Deprem hâlâ sürerken, evin çıkış kapısına yönelmekteydi.
Ailesi ise, o an evden çıkmaya çalışıyor, o da kapıya geldiğinde, yerden deprem bir kez daha şiddetle vurdu.
Artık apartman üstlerine çökmüştü.
O çelik kapının altında olduğun için şanslıydı, onu korudu ve hayat üçgeni oldu.
Dört katlı apartman üzerlerine yıkıldıktan sonra komşularına "Sakin olun" dediğini hatırlıyor.
Birileri, onun gibi teselli ederek "Panik yapmayın, bekleyin" dedi.
Depremin durduğunu anlayınca o moloz yığınların arasından kendini zar zor kurtarabildi.
Sonra ailesinden biri seslendi ona "Ben buradayım üstüme birşeyler düştü ayağa kalkamıyorum" diye.
"Tamam seni de çıkaracaklar, sakin ol, acele etme" dedi.
Herkesi bir şekilde sakinleşince apartmanın en geniş alanına çıktılar, orada artçı sarsıntılar devam edecekti.
Onların bitmesini beklemeleri gerekiyordu. Onlar bittikten sonra da karşı dairede ki komşularla birlikte üç kat yukarı çıktılar.
Açık olan bir daireden buldukları eşyalarla halat yapmaları gerekiyordu.
Düşündükleri ilk şeyi yaparak, oradan aşağı teker teker inmeye başladılar, o da komşuları ile aşağı indi.
Kurtulduğu yerden tekrar içeri "Sizi de kurtaracağız oradan" diye seslendiler. "Kurtulmayı başaranlar enkazdan çıkmıştı. Birini komşusu buldu getirdi.
Aradan iki saat sonra da onun ailesinden birilerini getirdiler, getirilenlerden bir kaç kişinin ayakları tutmuyordu.
Bilinci açık olanlar konuşma çabasınadaydı, hastaneye götürdüler.
Hastane desen tam bir can pazarı zaten, bir hasta gidiyor bir hasta geliyor.
Orada abisini kontrol ettirdiler, ancak ayak ve kol kemikleri kırıktı.
Hızlı bir şekilde acile sevk ettiler.
Durumun anlaşılması üzerine onu, hastanede başka bir bölüme gönderdiler. Orada gerekli işlemler yapıldı.
Sonra hemşire onu uyandırdı "İstersen gelip biraz sohbet edebilirsin" dedi.
Hemen vakit kaybetmeden Refik, büyük kardeşinin yanın gitti. Kapının yanındaydı, bekliyordu onu, ağlamaktan konuşamıyordular.
Bir birlerine birşeyler söylediler, fakat pek anlaşılmıyordu.
Sanırım birbirlerine veda eder gibiydiler. Sonra gecenin ilerleyen saatlerinde hemşireler gelip onları uyandırdı. Hastalardan, birinin vefat ettiğini söylediler.
"Son bir kez daha görmek ister misiniz? Gerekli işlemlerden önce" dediler.
Refik: "Hayır, ben onu yaşarken hatırlamak istiyorum" şeklinde yanıtladı.
Geçmişteki acılar ve üzüntüler, zamanla geride bırakılma cabası içindeydi.
Refik, arkadaşı Musahip’in yarışmadan elde ettiği iki bilet sayesinde, oldukça önemli bir maça davetliydiler.
O gün Refik oldukça heyecanlıdır; hazırlanırken yüreğinde hatıraların yarası vardır, ancak hayatında güzel günler yaşanacaktır.
Haftanın ilk günü, öğle saatlerinde arkadaşıyla gerçekleştirdiği karmaşık ev telefonu görüşmesinin ardından,
Ona tüm hazırlıklarını tamamladığını bildirir.
Stadt kalabalıktı, tüm insanlar heyecanlıydı. Dünün yorgunluğunu üstlerinden atan iki arkadaş, yerlerini alıp maçın başlama düdüğünü beklemekteydi.
Herşeyin yabancı para üzerinden satıldığı yerde, kendilerine içmek için birşeyler ancak alabilmişlerdi.
Musahip bu nasıl futbol maçı?
Sen daha ikinci yarı gör bizi Refik.
Takım daha yeni oynamaya başladı.
İkinci yarımı? Takım yeni oynamaya başladı mı? Yürü git işine...
Ender gelişen ataklar diyorum, Refik.
Tek pozisyon yok, bu skor tabelası değişir mi?
Bir kaç şut sonra meraklanma Refik.
İkinci yarı diyorsun?
Hele az dur bekle! Nihat sahneye çıkar, o zaman gör.
Ne değişecek?
Efsane goller ataçağız Refik.
Vurdu gol oldu!
Gün gelir bekleriz, elbet o gün gelir kükreriz! Siz çok yaşayın, çocuklar.

Hakan Demirel
Kayıt Tarihi : 5.11.2025 12:17:00
Hikayesi:


Yarışmaya katılmış bir şiir daha