Gözlerinin perdesi önünde soyunuyordum benliğimin soysuz gömleğinden.
Tüm bildiklerimi fırlatıp uzaklara
çırıl çıplak bir akılla öğrendim seni.
Rüzgarlı gecelerde yağmur damlaları gibi çarpardı inciden dökülen kelimeler.
Hafızam içerisinde sihirli bir dokunuşla yerliyerine otururdu. Tek bir satır atlamadan ezberledim seni. Ama bakışlarımızda gizlendi o tek hece üç harf. Sırlar ülkesinden ışık hüzmeleri tülleri aydınlatırken bile hep saklı kaldı bizde.
Bir yanda akik diğer yanda zümrüt köklerle sarmallanmış bir kafeste gizlendi sınırsızca.
Aytaşı ufalamış, güneşi söndürmüş bekleyişlerle dolu dizgin sürerdik atlarımızı sonsuz yamaçlara. Tutsak hislerden sıyrılmak için
Biri bir koca görür rüyasında:
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.
Devamını Oku
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta