Bileğimizin hakkı
Dünya Üçüncülüğü
Saygı sevgi huzurla
Hep coşturdu bölüğü
Hakan Rüştü İlhan'ım
Üçü de benim canım
Kolay bir iş değildir
..
Teşekkür Millî Takım
Bize cesaret verdin
Oynayıp kazanarak
Zorluğa göğüs gerdin
Sizlere teşekkürler
Hepsi kahraman erler
48 yıldan sonra
..
Sonunda bu da oldu
Biz o zoru başardık
Milletin o ruhunu
Futbolcularla kardık
Türkiye’m ile türküm
Doğuştan beri Türk’üm
Galibiyet bizlere
..
Ellerde Türk Bayrağım
İçten gördük saygıyı
Kollarla kenetlendik
Ruhtan attık kaygıyı
Özlemişiz ne kadar
Kalktı gidiyor katar
Ne kadar özlemişiz
..
Şöyle konuşulundular:
O bizim üzerimizde
Nasıl salınılıntanat kurunulabilinilir?
Yöneniletimde biz
Ondan danılaha çok
Hak sahibiyiz.
Ona bir
..
Kuşkusuz öncelikle hikâyecidir Oktay Akbal ve çok genç yaşta, henüz sakalı-bıyığı doğru dürüst çıkmadan, hikâyeleri dönemin gazetelerinde yayınlanmıştır. Sait Faik’in izini sürdüğü kadar Sabahattin Ali etkisi de vardır bu ilk yapıtlarında; nitekim benim için, bu iki güçlü hikâye ırmağının birleştiği yerden çıkan bir koldur Oktay Akbal’ın hikâyeciliği. Kendi sesini bulan, lirzmle yıkanmış bir dil işçiliği ve özeniyle.
Kurucu edebiyatcıların tipik özelliğini gösteren Akbal, hikâyenin dışındaki edebî türlerde de ürün vermiş, verimli olmuş, anı, günce, deneme ve roman (belki novella demek gerek!) yazmış. İlk zamanlarındaki şiirlerini, yazarlığının yanı sıra gazeteci, köşeyazarı olarak da varlığını sürdürmüş olduğunu ekleyelim; yâni yazmayla yıkanmış yetmiş beş yıla yakın bir süredir söz konusu olan ki anlatılması, incelenmesi sayfalar sürer.
Hayaller Sokağı
..
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı.Onlardan duymuşlardı.
Karnı burnunda zavallı bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı...Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı
:-Akçik, manç? ..
(Kızmı, oğlan mı?)
..
En büyük bir enerji
Vatanımızı sardı
Yediden yetmişe dek
Bütün kalpleri kardı
Millî Takımdan cevap
Onu sevmek çok sevap
Üstün gayret verdiler
..
Böyle güzellik sevgi
Yaşanmadı inanın
Gerçekten önemi yok
Mutlu günde bu canın
Türkiye’miz topyekûn
Eller birleşsin bütün
Huzurla esenlikle
..
Millî Takım oyunu
Yaptı büyük başarı
Bundan sonra olacak
Bizlere çokça kârı
Türkiye'm muhteşemsin
Sonsuza dek benimsin
Turizmde yüzlerimiz
..
Karları erirdi sular taşardı
Derelerin coşması ne güzeldi
Bir bakmışsın dağ bayırı yeşerdi
Çiçeklerin açması ne güzeldi
Gül dile gelirdi tarla çayırda
Doyum olmazdı göz ile seyirde
..
Sizin Çocukluğunuz Nasıl Geçti Bilmem
Benim Çocukluğum Pastoral Senfoni Gibi
Bir Köyde Geçti
Çocukluğumu Doya Doya Yaşadım
Doya Doya Koştum Kırlarda
Doya Doya Tırmandım Dağlara Tepelere
Doya Doya Yüzdüm Akarsularda Çaylarda
..
Aslında çok kızgın biri
adam eder hepimizi
lan demesini bilmiyor
ilk kez bizde gördü sanki
bu acaba kim ki? = Ece Altıntaş
biz ona sarı keçi diyoruz
..
Receptir kutsal olan aylardan biri
ebediyete kadar surer bunun gizleri
cematlakilariz biz namazlar
en guzali sizinle kilmaktir baskan
..
Ey Canların Canı, Ey Gönüller Sultanı, Ey Güzeller Güzeli Sevgili.
Can Ahmed'im, seni sevmek, seni sevebilmek, sevgilerin en yücesi olsa gerek yaratılmışların içinde.
Ey övgülere en layık olan sevgili, seni övebilmek mümkün mü?
Bütün ağaçlar kalem, bütün denizler mürekkep olsa seni övmeye, seni anlatmaya yetmez.
..
Daha yirmibirinde, ömrünün baharında
Kardeşim Mahmut yoksun, sen şimdi aramızda
Canımız Mahmud'umuz, bu diller ne söylesin?
Söylesinde bu diller söyle kimler dinlesin?
Herkesi öyle hüzün kapladı ki o gece,
..
Geçmiş gün, gönlümde bir gün filede
Bekçilik sevdası yer aldı gitti.
Senelerdir bekliyorum kalede,
Tecrübem birikti, yıl oldu gitti…
Ama ne tecrübe, dostlar dinleyin
Ya gülün, şaşırın ya da ağlayın.
..
istanbul için
istanbul da dikili taş
siyah beyazdır beşiktaş
göklerde yıldız gönüllerde ay
şampiyon olamıcak bu sene galatasaray
kadiköyde ise papazlar
..
Allah’ın bütün manevi cemal ve kemal sıfatlarının tecellileri üzerinize olsun inşallah.
Allah ilk önce manevi cemal sahibi idi ve bütün sıfatları bu cemal sıfatı içinde mündemiçti, fakat işlevsel değillerdi. Allah bu eşsiz güzelliğini görüyor ve biliyordu, ama bu güzelliğini başkasında görmek ve başkasına göstermek istedi.
Bu sebeple, önce o manevi cemalinin içinde var olan manevi kemaline; sonra bu kemalin içinden zuhur eden celal ile cemaline; ondan sonra da o celal ve cemalin içinden sırasıyla zuhur eden, diğer bütün sıfatlarına işlevsellik kazandırarak, kendini onlarda göreceği ve kendini onlara göstereceği varlıkları benzersiz bir şekilde icat edip (ibda) , eşsiz bir şekilde meydana getirerek (inşa) halketti (tekvin) .
İşte bu nedenle; Allah’ı en güzel yansıtan ayna olarak yani, varlıkların içinde Allah’ın kendisini onlarda seyrettiği, manevi cemal ve kemali en üstün varlık olarak insan en başta gelir. Fakat insan kendindeki celal ve cemali dengeledikten sonra bu hale ulaşabilir ve bu hale ulaşabilen insan Allah’ı görmekte de yani, Allah’ın kendini onlara gösterdiği varlıklar içinde de, en başta gelir.
..
gazeteydi radyoydu şimdi de adı medya
evlerimize daldı sohbeti çaldı medya
“show” oldu “start” aldı tam acı baldı medya
zaten yabancı adı türk’e sanaldı medya
hollywood çöpü filmler “sit-com” lar “anchorman” ler
taklitler öykünmeler uyduruk kelimeler
..



