yıllar geçti yoktunuz karanlıktı ufuklar
sonunda parladınız gezegen yıldız gibi
çap nice büyük olsa sabittir yörüngeler
zor olan kalabilmek hep o güzel kız gibi
siz hisar’ın güzeli bizler tıfıl çocuktuk
sadece çizdiğinden midir
bakıp çıplak bedene
gördüğünü
yoksa
ustaca katışından mı ne
bırak yanan ellerim teninde serinlesin
susuz çatlak dudağım dudağında inlesin
başım düşsün göğsüne esrik bîtap ve mutlu
aşk aşk ritminde atan şuh kalbini dinlesin
(temmuz ‘75)
bakınca görünüyor ahlakının kıtlığı
yüzüne yansımış aynen içinin çıfıtlığı
ahkam keser durmadan ahlak, din iman üzerine
elini çekmez bir türlü milletten
kurtulamadık gitti bu prototip illetten
almak kolaydır asıl vermeyi bileceksin
hüzün doludur hayat gülmeyi bileceksin
yaşamak sonsuz değil ölmeyi bileceksin
almadan vereceksin
ağlarken güleceksin
ömrünü amansız hastalara
yoksul çocuklara adamış
kanserli bir kadına çullanıyor
yalaka basın
zırva cemaat
hatta hükümet
yalova sırtlarında
lâledere köyünde geziyordum
bir çobanla tanıştım
biraz konuştum
yirmiden fazlaydı güttüğü koyun
dün
bebek’te bir bankta
vakit öldürdüm bütün gün
kimse farkına varmadı
ne güzel tekerlemeydi
“çin işi.. japon işi
bunu bilen iki kişi
biri erkek biri dişi..”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!