Bir ses var kâinatın derin boşluğunda,
Sessizlik sandığın şey, aslında bir hitap.
Atomdan galaksiye uzanan o nida
Diyor ki: “Ben tesadüf değilim.”
Bir çağrı gelir,
Ses değildir.
Kulakla duyulmaz.
Bir eksilme olur içimde,
İşte oradan başlar yol.
Ben sandığım şeyler çatlar,
VELHASIL
Gözlerinde kaybolan o parıltıyı gördüm en derinde ,
Bir yıldız gibi geceyi aydınlatırdı sanki gecelerin zulmetinde,
Her anınla bir ömre bedel sevgili sevgi kelebekleri uçuyor şimdilerde o sevdiğin gökyüzüne,
Seninle her şey bir başka bahar, Rahmandan bize armağan
Yaşanan onca şeyden sonra bir cümle söylesen bitecek gibi kal desen gitmek zorunda kalan kim varsa şayet, onların yerinede savaşırım gibi.
Aklım almıyor bazen bu kötü çağda kötülerde kazanıyor denizler taşıyor...
Oysa mavi en sevdiğim renkti senin gözlerindeydi, sende bitiyordu yüzüklerimiz
duymuyordun ama beni.
Ve zaman geçtikcede mutlu olman gerekiyormuş,
Yağmurda Sen
Yağmurda sen şimdi aklıma gelsen sonra unutsam umutsuzluğu.
İnsanlar kutusu içinde dünya.
Sevgi,aşk yalan bile değil artık aşşağılık
Şimdiden kolay gelsin o vakit hancı ben yokum
Biz yokuz ,hele gelecek toprağın altına saklanmış çağırıyor işte ölüm anla artık
acı çığlıklarıyla.....
Tarumar olur sevgiler siyah başlı çelikten şehirlerde.
Kalsam ne kendime ne de seranat yüklü maviye dolarım bugün.
Umutda hep çiçek gibi çabucak soluyordu sanki.
Bir şeyler anlatırdı insana dair evren.
Yandı
Şimdilerde yalnızlar kalesinin feryatları seri şekilde ilerledi göklere.
Umudumuz yandı çok yazık!
Neferleri meleklermiş eskiden bilemedik.
Açıldı yine Kudüs sevdası bizde zamanla geçecek sanırdık .
Vahdet denizinde kaybolur benlik,
Fena olur nefis, silinir kimlik.
Beka kalır, O’nun nurunda dirlik düzen tertip,
Tevhid bir damla, deryaları hakikat.
Evvelde bir nefes vardı sessiz, derin, ezelî,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!