FİNCANDA BİRİKEN DÜNYA
"Bak yine telvesi koyulaşmış dipte," dedi biri,
Gülüşü porselen fincanın kenarında çınlarken.
"İnsan en çok neyi biriktirirse ondan ibaretmiş;
Biz neşeyi biriktirdik, bak, keder bile tebessüm ediyor geçerken."
Diğeri gözlerini süzdü, bir yudum daha aldı sıcaklıktan:
"Dünya dediğin," dedi, "iki fincan arasındaki o kısa mesafe!
Herkes kaderini ararken gözünü göğe diker,
Oysa biz mucizeyi koyduk masaya, köpüğü üstünde..."
Fısıltılar karıştı birbirine, sohbet koyulaştı derinleştikçe.
Biri hayatın sırrını çözmüş gibi attı kahkahasını,
Diğeri tabağa düşen falın izinde okudu yarını.
Ne dert kalabildi o masada, ne bir gölge;
Sözler demlendikçe hafifledi içlerindeki yükler.
"Kendi ışığını yakarsan," dedi diğeri gözlerinin içi parlayarak,
"Karanlık bile gelip senin yanında ısınır."
Kahkahaları çınladı kafenin neşeli uğultusunda;
İki kız, bir masada, hayatın tüm derinliğini
Bir yudum kahvenin lezzetinde hafifleterek çözdüler.
Kayıt Tarihi : 9.10.2026 20:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!