Filiz Bedük Şiirleri

19

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

16.9.1962 yılında Malatya'da doğdu... G.Ü.Kamu Yönetimi (Sosyal Politika) mezunu... Banka emeklisi... Şiire 1996 yılında başladı... İlk şiiri Türk Dili Dergisinde yayınlandı... Şiirleri ve yazıları Türk Dili Dergisi, Çağdaş Türk Dili, Pencere Dergisi, Mortaka, Çağrı v.b. dergilerde yayınlandı... Sinameki (1997) ve Yüreğim Mahşer (1999) adında iki kitabı basıldı.
Atatürk Kültür Merkezi ve Valiliklerin ortak olarak düzenlediği pek çok etkinliğe katıldı...
Yirmiden fazla şarkı sözü bestelenmiş olup Mesam üyesidir.
Edebiyatı ...

Filiz Bedük

Maşuğun aynasında billurdan bir zerreyim.
Verdiğin süt kaynadı; halime şaşma anne.
Hiç bir yerde yokum ben, her yerde bin kerreyim,
mâzîye âteş düştü; ardıma düşme anne!

Kapkaranlık kayboldum; gülzârın yolu harzâr.

Devamını Oku
Filiz Bedük

Karşı dağda duman yıldız
keyifle göz kırpar hicaz saz semaisine

Yakutumsu kızıllıklar
sana döner ışıltılı gölgelerle

Devamını Oku
Filiz Bedük

............................................-Takvimden yaprak düşer
.......................................................zaman sarsılır-

tarihe bağdaş kuran şehir hüzünler haykırır
hangi darbeye gömülür gölgesi
hangi bağlaç ular yılları

Devamını Oku
Filiz Bedük

Köhne bir kent
yüzünü çizdiğim yakamoz resim
yeryüzünün en yalnızı
rüzgârın aksayan ritminde bugün

Sen

Devamını Oku
Filiz Bedük

Dipsiz bir kuyuyum
ıssız
öyküsünü içine saklayan

yüzümü geç
ya da

Devamını Oku
Filiz Bedük

sizin bağınız yüksekti beyim!

yüksek cümleler kurdum hayata
derin acılar aldım hepinizden
düşlerimi gören can atar ölüme

Devamını Oku
Filiz Bedük

Genel anlamıyla sanat; nesnel gerçekliği, estetiksel ve öznel biçimde yeniden yaratmaktır. Şiir, malzeme olarak sözcükleri kullanan bir sanat dalıdır. Şiire “gerçek/real” bağlamda değil de “hakikat/truth” bağlamında bakarsak, bugüne kadar kesin olarak tanımlanamayış nedenlerinin; hakikatin göreli olması, nesnel gerçekliği tam anlamıyla yansıtamayışı ve zamansal hareketle değişken olması olduğunu söyleyebiliriz. Buna dayanarak şiire, göreli hakikatlerin bütünü olan “saltık hakikat” olarak da bakabiliriz..

Herhangi bir ayrım ya da tanımlama yapmadan, şiirle ilgili bazı kavramları ayrımsayarak şiirin, gerek içerik/öz gerekse söze dönüştürme, sunuluş açısından özgün, etkilemeye, duygulandırmaya yönelik, yaratı niteliği taşıyan bir söz sanatı olduğunu söylemeliyiz.

Mallarme’nin Degas’a verdiği o müthiş yanıtta olduğu gibi malzemesi sözcük olan şiirin yapıtaşı “imge”dir. İmge (hayal,image) , en az iki sözcükten oluşan ve duyulur bir kaynaktan gelen tasarımdır. Rus incelemecisi Alexander Potebnya; “imgesiz sanat olmaz, şiir ise hiç olmaz” diyor.(1) Maiakovski ise, imgeyi temel ve destek imge şeklinde ayrıştırıp imgenin amaç değil toplumsal siparişi ve emekçi kitlelerin isteğini yerine getirmek için bir araç olduğunu söylüyor.(2)

Devamını Oku
Filiz Bedük

Kendine çıkar bu sokak
ağır bir taş gibidir ağzında yalnızlık
çarpar ve düşer zaman
kanadı kırılarak

Kuytusuna eski bir evin

Devamını Oku