-
16.10.2009
-
17.10.2009
-
17.10.2009
-
24.10.2009
-
30.10.2009
-
04.11.2009
-
16.01.2010
-
19.01.2010
-
26.10.2009
-
09.10.2009
-
10.10.2009
-
25.10.2009
-
28.10.2009
-
18.10.2009
-
18.10.2009
-
12.10.2009
-
12.10.2009
-
13.10.2009
-
16.01.2010
-
09.10.2009
-
17.10.2009
-
12.10.2009
-
10.10.2009
-
20.10.2009
-
28.10.2009
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
1986 Doğumluyum.Hakarinin serin bir yaylasında doğdum. Yazın ellrin soğuk sularında çatladığı bir köy yaylasında.Dağların nehirler boyu yükseldiği.Kuşların ve vahşi hayvanların sesleriyle uyanırdım sabahlara.Tezek kokularının buram buram koktuğu dağlarda.Yayla çadırlarının önüne tandırlar kurulurdu.Sıcak ekmeğin yanında otlu peynir olurdu.Çaylar içilip uzun uzadıya sohbetler edilirdi.Dedem bana eski destanlardan bahsederdi.Yaylada esen rüzgarların uğultusunda uykuya dalardım.Uyandığımda kendim ...



