FİKR-İ YÂRİM
Ey Fikr-i yârim,
Ey Bahr-ı sinem…
Çalkalanır dipsiz göllerimde çakır ummanlar
Ben kendime derinim,
Sana doğru uzanmış taş bezeli bir yol…
Fokur fokur… gurbet kaynar, Derunumda!
Yüreğimde aşılmaz gediksiz Nuh denizleri!
Üfleme ne hacet, surumâ…
Sökmüş zaten ruhumda, Kıyametin kısrak başlı şafağı
Şahlanmış, üzerime doğru hasret
Tutuşmuş gün kızılı bir zamanın eyerinde hicranım,
Dört nala soluksuz nefesim, nefes nefese
Canımdan canan sökülmüş, sol yanımda yaram,
Pare pareyim, var mı daha gerisi?
Ey bahtımı kavuran yel alazı,
Gel gir gönlüme ferahlık ver…
Bir kerecikte olsa serinlet ne var…
Çekildi kanımdan bahadırlarım, kıratlarım, cengâver yanım…
Bir meczup divaneyim şimdi,
Deli ile veli arasında kıldan ince bir sıratta
Aşkın önünde savrulan kanatsız durna kuşu…
Unutmuşum uçmayı.
Ben kendime uçurumum, sana yokuş ….
Zaman peşimde azgın bir eşkıya gibi takipte…
Gönlüme dikmiş alık gözünü
Sinem’de saplı zümrüt bir hançer gibi aşk,
Hem yaşatan hem öldüren…
Ben kendime zâr’ım, sana intizar…
Sinem’de saplı bıçak gibi acıtıyor aşk,
Ben kendime zannım, sana hezeyan
Canımdan canan sökülmüş, sol yanımda yaranın alâsı,
Pare pareyim, var mı daha gerisi?
Ey bahtımı kavuran kara yel alazı,
Gel gir gönlüme, ak... bir ferahlık ver…
Bir kerecikte olsa serinlet ruhumu ne var…
Ey Fikri yârim,
Ey Bahr-ı Sinem…
Göğsümü döver durur asi bir sarhoş bir aşk denizi
Ne desem anlamaz söz geçmez gönlüme
Çalkalanır çakır gözlerimde çakır ummanlar
Ben kendime derinim,
Sana zifiri gece
Fokur fokur… kaynar hasret, içerimde!
Ey bahtımı kavuran kızıl çöl rüzgârı
Gel es gönlüme hoş bir ferahlık ver…
Bir kerecikte olsa serinlet ruhumu, ne var!
FATMA DOĞAN 22.09.2026/TURHAL
Kayıt Tarihi : 22.09.2026 18:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!