Ömrünü harcadığın hani hayaller nerde
Pamuk şekeri gibi eriyor durduk yerde
Bir lokma ekmek verip yıllarını çalanlar
Ardından konuştular ne yalan ne dolanlar
Haktan başkasından istemedik ki
Bir ona eğilir başımız bizim
Gönül sofrasında zenginiz belki
Yoklukla kaynıyor aşımız bizim
Ne hırsımız vardır ne de ihtiras
Hayat adım adım intikam alır
Geçmişi aratır her pencerede
Belki de sevdadan buğu kalmıştır
Kapatıp gittiğin bir pencerede
Bazısına çekmiş siyah perdeyi
Aynı musıkinin,
Farklı notalarıyız seninle.
Bakan hep;
Farklı dolaplarında görür
Portelerin...
İki notayı aynı dolapta
Ayrılıktan mıdır nedendir bilmem
Sensiz geçen günü günden saymadım
Elinden başkaca ele eğilmem
Elini öpmeğe ben hiç doymadım
Şimdi tek teselli bu not defterin
Vicdanım kavga ile bir sükut arasında
Kapandı yine gözüm ruhum senin yasında
Apansız bir acıyla kalınca muallakta
O içli sesi duydum yapayalnız yatakta
Yüreğimi yıkıp geçtin
Sebepsizce ithamlarla
Oyunmuşum senin için
Yazdım onu bir kenara
Bendeki kalp taş mı sandın
Elimizde olmayan korkuya kapılmışız
Ne oldu bize böyle biz niye ayrılmışız
Sebepsiz karşılıklı bilmeden darılmışız
Neydi bize dur diyen ne adım atabildik
Korkumuzun içinde yaşadıkça irkildik
Bana elem veriyor sensiz bir anım bile
Yetmedi mi yıllardır çektiğim bunca çile
Şimdi tam buldum derken kavuşmamız nafile
Yetmedi mi yıllardır çektiğim bunca çile
İki kelam edeyim izin ver bana dinle
Zamansız bir ayrılık zamansız bir özleyiş
Bir gönülde bekleyiş bir gönülde kaygı var
Hasret ağaçlarında umutsuzca yeşeriş
Yeşeren her yaprağı yine umut sananlar
Derken hoyratçasına acı bir rüzgar eser




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!