Bedenim bu dünyaya açken,
ruhum sana aç!
Rabbim, göğüs kafesim kanat gibi:
Dualarımda, kalbime doğru kapanıp sıkıştırıyor
Ve varlığını hissettiğimde, kanatlar tersine dönüp
Göğüsümü havalandırıyor.
Suçumu kabul ediyorum
Özür dilerim rabbim!
Verdiğin tufan benim içimde ,
Deprem ,Selde,
O ölen çocuklar benim beynimde.
En çokta pinokyo'ya üzülüyorum.
Şimdilerde onun gibi ,az yalan söyleyen kalmadı.
Mesela burunlar da uzamıyor artık...
Pembe bir toz yutturulmuş;
Katil kim? Belli değil.
Kalbinin çürüklerini oyuk oyuk oymuşsun.
Taze bir çocuk değilsin .
Yaralı ve ümidi yitirmemiş bir kapı bekçisisin.
Olmaz dediklerim, oldu en nihayetinde,
Bir duvarın, en heyacanlı sahnesini izledim bu sayede,
Ipini çektim, gözler önünde,
Körmüş meğer gözler, içlere.
Sürgün başladı, içten dışarı,
Tüm sır içimizde saklıdır
Ancak uğraşla bulunmaktadır
Uğraş ise; hayatı adamakladır
Dünyaya adanıp, hakkı bulan gördün mü?
Dağlardan ittim kendimi
Hiç acımadan,
Kendine acımayana
kayalıklarda acımıyor .
Kanatlarım vardı bahsetmedim
Doğuştan hep vardır
Cırcır böceklerini boğazımda hissediyorum bu gece,
Arkam hep gürültülü,
Önümse, en sevdiğim deniz.
Biraz var, biraz yokum bu gece;
Biraz istekli, biraz isteksiz;
Biraz kayıp, biraz aranılmayanım
İnsanlık için, koca bir ateş yaktı önder
Oyle bir ateşki dışardan bakan ürker,
İçine giren saadete erer.
Sen korkarsın, dersin, dünyam bana yeter
O hakka bakar, haktan olana gider.
Bütün söylenmesi gerekenleri büyük usta söylemiş sanki,
Bana ise tozlu raflar arasında sıkışmak kalmış.
Yörüngenin bir parmak dışında gibiyim,
Yerçekimi bile itiyor sanki,
Bağlantısı var mı bilmem ama,
Korkutuyor;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!