Sazımda saklıdır, yâre yazılan sırlı şarkılar. Dile dökülür her nağmeyle, binbir türlü duygular. Yâr bilmez, hangi sözümdür kendisine. Bir bende saklıdır; hangi sözüm içlerinden hangisine..
Zaman zaman fırtınaya ihtiyaç vardır ki, toz ile toprağın farkı belli olsun..
Bâzı şarkılar zamanla farklılaşır kulaklarında; bâzen yaşadığını anlatır, bâzen dinlediğini yaşatır..
Duyguma şiir de yetmez, şarkı da. Ben seni andım çalan her şarkıda. Sen varsın duyduğum her kaygıda. Seni de anladım, yaşadığım farkı da..
Sen bilmezdin, sana duacıydım her gece. Sen bilmezdin, seninle doluydum gün gece. Zaman zaman sustumsa da hatır uğruna. Sen bilmezdin; ben sen'dim, sen bilmece..
Kimi kime şikayet edeyim haşa? Derdi veren Sen isen. Kimden derman dileyeyim? Her derde devâ Sen isen. Biz insanız, Sen Hâkk! Unutuyoruz zaman zaman. Yine de merhamet edersin, dilediğin zaman..
Hasretimi dindirmiyor ne şarkı, ne roman, ne de şiir. Sen kokuyor bana sen, gelip geçtiğin her şehir..
Yetişkin kalıbına bürünmüş çocuktur her insan. Herkes yüreğinde bir çocuk taşır "yetişkinlik" sıfatı altında.
Herhangi bir konuda kırılan o çocuktur aslında. Üzülen de o'dur mesela; üzünülen zamanlarda. Ağlayan da o çocuktur, en ufak sebepten kıpır kıpır neşelenebilen de. Önce yüreğindeki çocuğu sahiplenmeyi bilmeli insan. Önce onu sevmeli ve sarmayı bilmeli insan.
Asıl "SEN" o çocuktur işte!
Yetişkin de olsan.
Gece ayrı, gündüz ayrı güzelsin düşlerimde. Seni düşleyerek güç bulurum düşüşlerimde. Aynalar şaşkın; gözümde sen, tenimde sen. Tuttuğum ellerinin izi var hâlâ tuttuğun ellerimde..
Tesiri yoksa gönül sözünün, dilden dökülen aşk'lar ne yapsın? Nazarı yoksa gönül gözünün, damla damla süzülen yaşlar ne yapsın?..
Bahaneler engelse yoluna, hasretle bekleyen ömür ne yapsın? Gönül denen kapın açık olsa da, buyur edilmeyen misafir ne yapsın?!..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!