Bir gün masum Ferhunde Melikzade
Yürürken Kabil’de türbe önünde
Bir şeyler yazan bir muskacı görür
Ve uyarır onu uygun bir dilde...
Çok görmüştü şu muska yazanları,
Ayetler ile şifa satanları…
Hep istemişti yerinde uyarmak
Biliyordu, bu Kur’an’a aykırı!
Dedi: “Kur’an, değil tılsım kitabı”
“Vermez tıbbi şifa, kapat tezgahı”
Derken, yobaz birden kalktı ayağa
Bağırdı: “Kafir yakıyor Kur’an’ı.”
Yüzlerce yobaz toplandı bir anda
Hepsi pis sakallı, ucube, parya…
Kâbus yaşatan canavarlar gibi
Anlamadan başladılar vurmaya…
Ferhunde bağırıyordu bir yandan:
“Hayat kitabıdır, rehberdir Kur’an”
“Işık tutar önümüze, dinleyin”
“Kur’an asla bahsetmiyor tılsımdan”…
Biliriz Kur’an şifadır kalplere,
Yalnız kalp krizine olamaz çare!
Ama der bize: ‘Bir bilene sorun
Ve uyarak gideriz bir hekime…
Buradaki şifa inançsızlığa
Ve doğurduğu o büyük boşluğa.
Ferhunde son kez bağırdı yürekten:
“Kur’an’a uyun, düşmeyin tuzağa!”
Yobaz anlamaz, asla sorgulamaz!
İşine gelmeyeni kolay duymaz!
Duysa da fazla umurunda olmaz…
Vicdanı yoktur ve ayrıca aymaz!
Yobaz her zaman sürüden güç alır,
Birey olamaz, hep edilgen kalır.
Yüklenir, yeter ki bir zayıf bulsun
Sürü içinde, fren tutmaz saldırır…
Hep birlikte vahşice saldırdılar;
Saç, baş, gövde onu parçaladılar!
Arabaları sürdüler üstüne…
Üzerinde ateş bile yaktılar...
Atılan taşlar çok yaktı canını
Ve inletti Kabil sokaklarını.
Kıllı canavarlar kıyarken ona
Polisler bile döndüler sırtını?..
Demeyin ha, sırtlana benziyorlar;
Bulamoğlu der ki masumdur onlar!
Canileri parçalayıp yutardı
Eğer orada olsaydı o canlar…
Pendik/23.05.2023
Kayıt Tarihi : 26.05.2023 07:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!