Artvin''in Şavşat İlçesindenim.İlk,Orta ve Lise tahsilimi Şavşatta yaptım.Üniversiteyi kazanamadım,çünkü Lisede derslerin çoğu boş geçiyordu,1981 'de ihtilal olduğu yılda bitirdim.İş sahası olmadığı için çok sevdiğim memleketimi Vatani görevimi yaptıktan sonra terk ettim.1 yıl Çayelinde Akfa Çay Paketleme Fabrikasında çalıştıktan sonra,Hayallerimi gerçekleştirmek için İstanbul'a geldim asgari ücretle çalışmaya başladım,maaş yetmedi,ek işler yaptım,hep bir şeyler ürettim,Memurluk imtihanında başarı göstererek SSK Bayrampaşa Dispanserinde 1989 yılında göreve başladım,İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi,Başakşehir Devlet Hastanelerinde görev yaptıktan sonra,STRES hastalığı nedeniyle kendi isteğim ile BURSA'ya tayin yaptırdım.Şu anda İnegöl 'de görev yapmaktayım,Evli 4 çocuk babasıyım,Kızımdan bir torunum var.2003 yılında hayalim olan 4 yıllık İşletme Fakültesini güç şartlar altında bitirdim,Başarabilmek için çok çalışmak gerektiğini inandığım için hiç boş kalmadım,kimseye muhtaç olmadım,Sağlıkla ilgili ne varsa ben oradayım ve olmaya devam ediyorum.Şiirle tanışmam 25 sene öncesine dayanmakta yayınlanmak üzere 400'ü aşkın şiirim vardır.Hayatımı konu alan Roman yazmayıda düşünüyorum.İnsanlara iyilik yapmayı ve onların dualarını almayı çok seviyorum.Herkese hayırlı günler diliyorum,saygılarımla..Ferhan DEMİRAL
Ferhan Demiral der bunu
Yazdan hazırla ununu
İnsan düşünmez sonunu
Bunca nimet insan için..
Eserleri
Şiirlerimi kitap haline getirmek için uğraşmaktayım.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!