| Ferâmuş:unutma, hatırdan çıkarma |
* * *
Yaşadık mı?
Ne yaşadık biz?
Neydi bu gövdemi üşütüp, kalbimi ısıtan.
Neydi gözümü kızartıp, yüzümü döken,
neydi bu sesimi titreten şey.
Git deyince gitmeyen,
gel deyince gelmeyen.
Neydi içimdeki bu umarsız çocuk,
bir türlü büyümeyen.
* * *
Göğsümde bir hırıltı,
kuru bir öksürük gibi
yapıştı kaldı canıma.
Ey sirayet eden!
Kaldım ve bekledim,
Seni içimden atamadıkça,
içimden seni atamadıkça,
içimi sana atamadıkça,
sana içimi açamadıkça,
anlatamadıkça,
kaldım ve bekledim.
Biraz da beklemekten
olsun nihayetim dedim.
* * *
“ Ben de bir tek başınalık var;
çocukluğumdan beri büyüttüğüm."
Cebimde kırık misketler,
avucumda soğumuş bir kış güneşi,
Seni bir sarmaşık gibi
sardım ruhumun duvarlarına,
Besledim seni, sustuğum her
cümlenin keskin dişiyle.
Neden her gidenin gölgesi,
benim boyumdan daha büyük?
* * *
Neydi o, bin yıllık bir
uykudan uyanmış gibi yabancı,
Kendi sesini ilk kez
duyuyormuş gibi şaşkın...
Ne yaşadık biz?
Neydi bu, göğüs kafesime
sığmayan o daralma,
Dünya genişlerken
içimdeki o dar sokak...
Ey Ferâmuş!
Havsalamın gücü yok artık seni anlamaya,
sadece bir tecerrüttür artık
benim için bu tombul dünya.
Ali Fırat ÇALIŞGAN
Ali Fırat ÇalışganKayıt Tarihi : 10.05.2026 16:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!