Bazı kadınlara “fazlasın” denir.
Fazla ilgili.
Fazla hassas.
Fazla bağlı.
Oysa mesele fazla olmaları değildir.
Çocukken eksik bırakılmalarıdır.
Bazı kadınlara hep aynı şey söylenir:
“Çok üstüme geliyorsun.”
Ama kimse dönüp şunu sormaz:
Neden bu kadar korkuyor?
Bazı kadınlar ilişkilerde abartılı değildir.
Sadece kaybetme ihtimaline karşı tetiktedir.
Çünkü bir şeyleri kaybetmeye
çok erken alışmışlardır.
Sevilmenin garanti olmadığını
yaşayarak öğrenmişlerdir.
Bu yüzden bir mesaj geç geldiğinde içleri daralır.
Bu yüzden ses tonu değiştiğinde hemen hissederler.
Bu yüzden mesafe,
onlara sıradan bir boşluk gibi gelmez.
Tehlike gibi gelir.
Karşılarındaki adam çoğu zaman bunu anlamaz.
“Büyütüyorsun.” der.
“Abartıyorsun.” der.
Oysa o kadın bugünü yaşamıyordur sadece.
Geçmişi de yaşıyordur.
Bir cümlede iki zaman vardır:
Şimdi ve çocukluk.
Buna bazen baba sevgisi eksikliği denir.
Ama mesele tek bir kişi değildir.
Mesele, erken yaşta oluşan şu inançtır:
“Ben bırakılabilirim.”
Bu inanç büyür.
Yetişkin olur.
İlişkilere girer.
Ve kadın, aslında erkeği değil,
onda bulmayı umduğu güveni sever.
Bir “buradayım” mesajına fazla anlam yüklemesi bundandır.
Bir “merak ettim seni” cümlesine fazla bağlanması bundandır.
Çünkü içindeki küçük kız
nihayet görülmek ister.
Bu yüzden bazı kadınlar çok sabreder.
Gitmesin diye susar.
Yanlışları görür ama tolere eder.
Çünkü bilinçaltında tek bir korku vardır:
“Bu da giderse, yine yalnız kalırım.”
Ve yalnızlık bazıları için
sessiz bir ev değil,
çocukluktan kalma bir histir.
Ama burada acı bir gerçek vardır:
Hiçbir erkek,
çocukken alamadığın değeri sana vererek seni tamamlayamaz.
Hiçbir ilişki,
içindeki o eksikliği tek başına iyileştiremez.
Ve belki de iyileşme,
birinin seni bırakmayacağına inanmakla değil,
bırakılsa bile yıkılmayacağını bilmekle başlar.
Çünkü gerçek şu ki:
İyileşme,
birinin seni seçmesiyle değil,
senin kendini terk etmemeyi öğrenmenle başlar.
Erkek sevgisini istemek zayıflık değildir.
Ama onu tek güven kaynağın yapmak,
kendine haksızlıktır.
Çünkü sen bir boşluğu doldurulacak bir kadın değilsin.
Sen, yaralarını fark edip onlarla yüzleşebilecek bir yetişkinsin.
Ve belki de ilk kez şunu söylemek gerekir:
“Ben fazla değilim.
Sadece erken yaşta eksik kaldım.
Ama artık kendimi eksik bırakmayacağım.”
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 17:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!