Kimseyle konuşasım yok
Ama sana uzuuun uzuuuun evdeki çiçeği bile anlatasım var..
Kimseyi götürmez gönlünün dalgalı denizleri
Ama benden kaçırma gözlerini..
Bi kere daha hayat "yol bitti" dedi "kapı kapandı" dedi..
Pes mi edersin
Mazi ormanında bir yangın
Tam ortasında kaldım
Ne yanıma dönsem acıdan ağaçlar
Beni hüzünle öfkeyle sarıp sarmalar
Gökyüzüm duman
Ciğerlerime keder çekerim
Suskun yorgunluklar yüklenmişti sırtına
Aslında gidesi yoktu da işte
Bitesi de yoktu gitmezse
Duvar yazısına denk geldi
"Vefa korkmayanadır"
Haklıydı duvar, taş üstüne taş koymamıştı
Bir iki üç.. önüm arkam sağım solum yaraymış
Her oyunun bir sonu varmış
O zamanlar bilmezdi bu çocuk
Sen acıttın kalbini
Gözden yaş gelir oluk oluk
Yaptıkların gizli, ellerin kirli ve pisli
Bu son şiiri belki de şairin
Lügatinde sözcük kalmamış
Yaşadıklarını tasvir etmeye
Kelimeler tükenmişlik sendromunda
Cümleler sıkışmış kader raylarında
Kalemi kırık mazisinin
Çikolata bulaşmış yüzü yara bere hep dizi
Baloncu amca takıp gülümseyen maskesini
Uzatırdı ip bağlamak için bileğime elini
Ve uçan balonumla koşarken,
Aslında küçük serçelerle yarışırken..
Her defasında bitiremediğim simitimi
Bir damla hatıradır insan
Acıları, kalbine tahtı revan
Serveti düşüdür
Hayali bir ömürdür...
Bir damla kandır insan
Hüznü, lal diline tercüman
Timsah gözyaşı gibi, içime oturan
Sindiremediğim her kelime bir "an"
Ellerimden kayıp giderken ömrüm
Durduramadığım trendir zaman..
Her düşündüğümde iç yakıcı
Her yaktığında kavuran..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!