Üzeri karlı, başı dumanlı, sırtımı dayadığım heybetli dağımsın sen
Seni görmediğimden yakınıyorsun, haklısın
Gözlerimi alamıyorum ki gökyüzünden
Yıldızların ayın ve güneşin güzelliğinden
Tesadüflerle açıklanamayacak bir düzen
Kendimi alamıyorum ki hayranlık mertebesinde seyirde olan ben
İnsanlar tanıdım parası çok ama görgüden uzak
İnsanlar tanıdım parası az ama görgü onlara burak
İnsanlar tanıdım bilgin ama bilgi onlara tuzak
İnsanlar tanıdım bilgileri az ama düşünceleri berrak
İnsanlar tanıdım aklını çıkarlarına hizmet için kullanan
insanlar tanıdım şefkatini insanların hizmetine sunan
Ne kadar farklı görünmeye çalışsanda
Gün gelecek özünü ortaya koyacaksın
Ne güneşi balçıkla sıvayabilirsin
Ne de balçığı güneş gibi gösterebilirsin
Belki bir süre perdeler, maskeler kullanarak gözleri yanıltabilirsin
Ama sonuçta ne bakan gözler sonsuza kadar yanılır
kocaman bir ayrık otu tarlasında
yabani, yapayalnız bir kır lalesi misali
bana gülen güneşime karşılık olsun diye
başımı uzatıp açtım neşeyle çiçeklerimi
biraz daha uzansam ona yetişecektim sanki
sonra;
(Aşk Gibi Kuralsız Bir Yazı)
Ne zaman kaprislerimle onu üzmeye çalışsam,‘’anne olunca beni anlayacaksın’’ derdi annem.
‘‘Anne olunca ne olacak ki, ortada fazladan bir bebek,
sadece sorumluluklarım artacak’’ derdim içimden.
Anlamazdım, anlayamazdım annemi, ben önceden.
Ne zaman ki kucağıma ilk bebeğimi verdiler, annemin sözleri kulaklarımda çınladı.
Sevgili
Kar gibi yağarken kahırların üzerime
Sabır tohumları ektim ben yüreğime
Yorgan oldu tohumlarıma karlar,üşümediler
Besin oldu su oldu güçlendiler
Bilirdim her kahrın lütufları olacak
biliyorum,
ne kadar kalabalık yığınların istediği gibi davransam
o kadar çok sevileceğim
ama benim sevilmeyi istemek gibi bir derdim yok ki!
biliyorum,
ne kadar kalabalık yığınlar gibi normal düşünsem
hayatımın ilkbaharında
okul yollarında
gencecik bir kızdım
henüz yirmi yaşlarında
kötü kimdir, kötülük nedir anlayamazdım
ben henüz sudan çıkmış bir balıktım
Uçurumun kenarında bir ağaç
Ağacın dalında bir salıncak
Salıncakta bir insan
Savrulurken boşluğa
Özenip özgür kuşlara
Kanatlanıp sonsuzluğa
Dünya; içinde her türlü pisliği barındıran geniş bir bataklık
Lotus çiçeği gibi tertemiz, bataklığın ortasına bırakıldık
Uyanık olmalıyız
Unutmamalıyız kalbimizi cilalamayı
İçimizdeki iyiliği güzelliği çıkarmalıyız devamlı
Sürdürmeliyiz kapkara bataklığın ortasında yıldız gibi parlamayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!