M ezara koydu gözlerin beni, ölmeden
E ğildi başım, bir daha kalkmayacak gibi
R azı oldu bedenim toprak altında kalmaya
V e artık güneşimi göremeyeceğim,
E ğilen başım, kaldırma başını topraktan...
''Lâ''
KORKUYORUM…
Bu şehirde sensiz olmaktan korkuyorum...
Sensizliğin sessizliğinden korkuyorum…
Gönlümün sensizliğinden, acılarımın, mutluluklarımın, sevinçlerimin, düşlerimin, hayatımın sensizliğinden korkuyorum.
Gözlerim, gözlerinin yokluğundan korkuyor. Gecelerimin karanlık sokaklarında, senin ışığının olmayışından korkuyorum.
Boş bir oda da yalnız, dertlerimle baş başa ve yaralıyım.
Bendeki bu derdin, bu yaranın sahibini arıyorum.
Neredesin, bilemiyorum.
Kâinat, tabiat, insanlık susuyor.
Bütün âlem-i varlık susuyor.
Âlem-i varlık söylemiyor nerede olduğunu yaralı gönlüme,
Günler o kadar hızlı geçiyor ki, zaman hırçın akarsular gibi çağlayanlarla akıp gidiyor uzaklara; yalnızlığımla, hüznümle, kederimle, bedbinliğimle…
Ve akarsu, o hırçın çağlayanlar gibi akan akarsu durmak istiyor nedensiz, sebepsizce…
Belki de akarsu istemiyordur da, benim; kalbim, yüreğim istiyordur durmasını
Fırtınalar esen yüreğim durdurmak istiyor akarsuları…
Çünkü sen geliyorsun aklıma, yüreğime, kalbime sen geliyorsun, durduruyorsun hırcın akarsuları, hoyrat yüreğimi…
SENSİZLİK...
Beni sensiz koyuyorsun…
Çekip gidiyorsun, bilmediğim bir şehre.
Beni, benliğimden alıp gidiyorsun.
Canımı alıyorsun benden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!