her sözün faili meçhul bir cinayeti vardır.
ille de kurşun ile değil,
söyleyerek de öldürür insan.
kurşun teni deler geçer,
söz var,
ömrün içinde kalır.
ben nice yaralar gördüm,
kanı yoktu.
nice ölüler tanıdım,
mezarı yoktu.
ayakta geziyorlardı amma
içlerinde çoktan
cenaze namazı kılınmıştı.
ey dil.
sen ne tuhaf cellatsın.
ne bıçak taşırsın belinde
ne barut kokar ellerin.
bir git dersin,
bir ömür yıkılır.
bir sevmiyorum dersin,
bir adamın içinde
bütün şehirlerin ışıkları söner.
sonra dönüp,
ben ne yaptım? dersin.
hiç.
sadece bir insanın
yarınlarını öldürdün.
meyhaneci,
doldur şu kadehi de
insanlığın şerefine içelim.
gerçi insanlık
pek uğramıyor buralara.
masalarda herkes haklı,
herkes mağdur,
herkes namuslu.
ulan,
bu kadar namuslunun arasında
bu kadar namussuzluk
kimin marifeti?
sorsan kimse kırmamış,
kimse gitmemiş,
kimse satmamış dostunu.
öyleyse geceleri
kalbini koltuğunun altında taşıyan
bu insanlar
nereden geliyor?
ben bir kadının susuşunda
bir adamın idamını,
bir adamın gidişinde
bir kadının gençliğinin
ihtiyarladığını gördüm.
demek ölüm
her zaman toprağa düşmek değilmiş.
bazen telefon çalmaz,
bazen kapı açılmaz,
bazen sevdiğin insan
gözlerinin içine bakar
ve seni artık tanımaz.
işte o vakit
mezar taşına gerek kalmaz.
insanı bazen
en güzel hatıraları gömer.
ey sevgili.
sana kızgın değilim artık.
kızgınlık bile
bir çeşit bağlılıktır.
meğer vazgeçmek,
adın geçtiğinde
içinde mahkeme kurmamaktır.
ne sen suçlu kal,
ne ben mağdur.
çünkü aşk,
sevmeyi bilmek kadar
birbirini öldürmeden
ayrılabilme sanatıdır.
biz onu beceremedik.
sen giderken
kapıyı kapattın yalnızca.
ben içeride
kendimi kaybettim.
bir de dostlar vardır.
düşmanın vurursa
düşmandı, dersin.
ya kardeşim dediğin vurursa?
hangi kitaba yazarsın onu?
hangi rakı temizler?
hangi sabah unutturur?
ihanetin büyüğü küçüğü olmaz.
bıçağın boyu değil,
tuttuğu el acıtır insanı.
bazı eller
önce omzuna dokunur,
sonra sırtında iz bırakır.
ey dünya.
sen de pek namuslu değilsin ha.
kimi sevgiyi dilenir,
kimi sevgiden kaçar.
kimi bir ömür bekler,
kimi bir gecede unutur.
sonra adına
kader deriz.
ne güzel kelime şu kader.
yaptığımız yanlışları
gökyüzüne bırakmanın
en kibar yolu.
yok agop.
her şey kader değildir.
biraz da biziz.
biz kırdık.
biz sustuk.
biz aldattık.
biz terk ettik.
sonra gökyüzüne bakıp
nasip değilmiş, dedik.
belki de nasip vardı,
biz insan olamadık.
ben artık insanı
güzel sözlerinden tanımıyorum.
söylemek ucuzdur.
seviyorum demek kolay,
kalmak pahalıdır.
yanındayım demek kolay,
herkes gittiğinde durmak pahalıdır.
dostum demek kolay,
ihanet etmemek pahalıdır.
insanı
aşkta değil ayrılıkta,
sofrada değil hesapta,
gücündeyken değil
düştüğünde tanırsın.
çünkü insan
en çok işine yaramadığın gün
kim olduğunu belli eder.
meyhaneci.
bir kadeh de susanlara koy.
anlatacak çok şeyi olup
kimseyi kirletmemek için
susmayı seçenlere.
gidenin ardından küfretmeyenlere,
sevdiği halde dönemeyenlere,
gece kendisiyle kavga edip
sabah hiçbir şey olmamış gibi
hayata karışanlara.
onlar sarhoş değildir meyhaneci.
onların başı
hayattan dönüyor.
ey benim güzel yalnızlığım.
sen bari ihanet etme bana.
kaç insan geldi geçti,
sen kaldın.
kimileri
ölene kadar, dedi,
akşama kadar dayanamadı.
kimileri
unutmam, dedi,
ilk fırsatta unuttu.
sen hiç söz vermedin.
belki de bu yüzden
sana güvendim.
çünkü yalnızlık
hiç değilse
gideceğine dair
yalan söylemiyor.
şimdi sorarsan.
bunca yıldan ne öğrendin mustafa?
derim ki,
insanı kurşun öldürmez yalnızca.
bekletmek öldürür.
küçümsemek öldürür.
yok saymak öldürür.
güvendiği yerden vurmak öldürür.
ama en çok,
birine kendini
dünyanın en kıymetli insanı gibi hissettirip
ertesi gün
hiç kimseymiş gibi davranmak öldürür.
bunun
ne mahkemesi vardır
ne müebbeti.
katil sokakta gezer,
maktul hayatta görünür.
dosya kapanır.
cinayet kalır.
o yüzden ey insan.
sözünü tart da konuş.
sen beş dakika sonra
unutursun söylediğini,
karşındaki
elli yıl taşır.
her yara kabuk bağlamaz.
her özür diriltmez.
her sinirle söyledim
mezardan adam çıkarmaz.
doğru bile
merhametsiz söylenirse
zulümdür.
insan olmak
her düşündüğünü söylemek değil,
söyleyebileceğin halde
susman gereken yeri bilmektir.
ben mi?
ben artık
kimseyi öldürmemeye çalışıyorum
sözlerimle.
çünkü benim de içimde
başkalarının cümleleriyle öldürülmüş
birkaç mustafa var.
biri hala seviyor.
biri hala kızgın.
biri çoktan affetti.
bir tanesi de
geceleri oturup
şiir yazıyor.
belki şiir dediğin budur.
insanın
öldüğü yerden
mısralarla kalkması.
ve ben hala yazıyorsam
bil ki ölmedim.
yalnızca bazı cümlelerden
sağ çıkmayı öğrendim.
çünkü her sözün
faili meçhul bir cinayeti vardır.
ama bazı insanlar
öldürüldüğü yerden kalkar,
kalemini eline alır
ve katilinin adını yazmak yerine
şiir yazar.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 23.08.2026 18:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!