Bu kadar acıya nasıl dayandı?
Bu yürek demirden,taştanmı acep?
Gözyaşlarım azgın sele dönüştü,
Ömrümde bitmeyen kıştanmı acep?
Ağaç diktim,meyvesini el aldı,
Mecnun'um çöllerde sefil perişan,
Derecek çiçeğim,yaylam yok benim.
Kalbim sevda dolu,aşk dolu amma,
Uğruna ölecek Leylam yok benim.
Yolunu şaşırmış bir kuş misali,
Kimler dikmiş,kim büyütmüş,
Sevda denen bu ağacı,
Bazen şerbet tadı verir,
Bazende zehirden acı.
Nice leylalar yaratmış,
-SÜLEYMAN-
Hani insaflıydın,hani dürüsttün,
Dürüstlüğün bumu senin,Süleyman,
Yedin kul hakkını,şiştikçe şiştin,
Oyununu bozacağım,süleyman.
Sevdaya susayan gönlüm,
Yıllar zalim,bitti ömrüm,
Süründüm ben,sürüm,sürüm,
Leylam anlamaz,anlamaz.
Bir leylasız mecnunum ben,
Kaptırdım gönlümü bir azgın sele,
Bülbül uğramıyor sevdiği güle,
Bunca yıldır ömrüm geçti nafile,
Yıllar geçti,ömür bitti ne fayda.
Geceleri taşlar bastım bağrıma,
GEREK VARMI?
Lokman haram,sen yanlışsın,
Dünya malına kanmışsın,
Sen bu dünyada yanmışsın,
Cehenneme gerek varmı.
Göz yaşlarım sele döndü
Yandı yürek küle döndü,
Tükendi servetim,malım
Can dostlarım ele döndü.
Mahkumum gurbet eline,
akıskançlık beladır başa
istersen doksan,yüz yaşa,
baharı döndürme kışa
bu illetten kurtul dostum
kıskanmak böyle değildir,
Konma gönül dedim,çalı dalına
Dinlemedi beni gül dedi bana,
Bu engelli yolda yoruldum dedim,
Mızmızlanma gözün yaşın sil dedi.
Bunlara dayanmaz,yazık bedene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!