Âlemler nur ile doldu doğduğu demde,
Arş ü ferş secdeye vardı o mübârek isimle.
Yetîm idi sûrette, sultan idi mânen,
Rahmet oldu cümleye, geldi Habîb-i Yezdân.
Bir nûr indi Mekke’ye sessizce geceden,
Putlar düştü yer ile bir oldu o demden.
Zulmetin bağrı yarıldı, açıldı safâ yolu,
İnsanlık dirildi hep “Muhammed” sadâsıyla.
Salât ü selâm olsun o pâk cana her an,
Adı anılsa titrer kalpteki iman.
Bir bakışı ummandır, bir sözü şifâ,
Düşenin elinden tutan odur aslâ.
Ne taht istedi dünyâdan ne de altın tacı,
Bir hasır üstünde geçti nûr dolu haccı.
Aç kaldı, paylaştı, yetimi sevdi,
Geceler boyu ümmetim diye ağladı.
Taşlara dahi selâm verdi o server,
Ağaç eğdi başını, yürüdü kader.
Bir gül açtı yüzünde, diken sustu,
Öfke eridi, merhamet konuştu.
Ey Habîb-i Hudâ, ey rahmet menbâı,
Yolunla dirilsin bu yorgun dünyâ yine.
Sünnetin kandil olsun karanlık çağa,
Adınla şifa bulsun dertli her bağrımda.
Salât ü selâm olsun sana her nefes,
Adınla güzelleşir sözümüz, heves.
Mahşer günü yüzümüze bakılsın diye,
Ümmetin diye yaz adımız deftere.
Kayıt Tarihi : 2.2.2026 20:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!