Mevla gül demezse kulu ne yapsın,
Alın yazgısını bilirmiş meğer.
Dünya düzeninden ne diye sapsın?
İnsan laiğini bulurmuş meğer.
Durmadan karıştı var ile yoğum,
Girdim gönül bahçesine gülleri gördüm,
Tomurcuk açmış da gazel dökmüşler.
Yaprak hüzün yüklü, dikene sordum,
Tomurcuk açmış da gazel dökmüşler.
Bağ-ı irem idi bülbül öterdi,
Rüzgâr vurmuş birbirine karışır,
Sırma saçlar örme ile küstü mü?
Karakaşlar hilal ile yarışır,
Kirpiklerin sürme ile küstü mü?
Fistan sallandırır dalsı bedeni,
Bir ev aldı bizim komşumuz Mehmet,
Kalmamış kimsede vicdan merhamet,
Borç almış biraz, vermiş bir senet,
Düşmüş tefeciye soluyor Mehmet.
Hiç haberi yokken geldi icrası,
Geceleri gök yüzünde parlıyor,
Nice gönüllere sevda salıyor,
Sabahlar oluncan rengi alıyor,
Beni mahsun etme Çoban Yıldızı.
Gök yüzünde yolun belli gidersin,
Karıştı gidiyor bahar seline,
Akar boz bulanık duruldum diyor.
Sürgün etti beni gurbet eline,
Güzeller peşinde yoruldum diyor.
Açmış kapısını eşik didiyor,
Arlanıyorsun
Garip gönül feryat ile yanarsın,
Yandıkça içlenip korlanıyorsun.
Seven sevdiğini alır sanırsın,
Alamadım diye arlanıyorsun.
Sözün menzilini bilmeyen insan,
Konuşsa da boşa konuşur gardaş.
Dilde kemik yoktur dönüyor lisan,
Dostluklar dil ile oluşur gardaş.
Erbabı olandan dinle kelâmı,
Hareli gözünde aşkı ekili,
Damlamış yanağa gamze bükülü,
Güzelin gönlünde sevda dökülü,
Gönül tellerine vurdu gidiyor.
Aşkın girdabında diller yanıyor,
Hep gönlümün talebinde,
Senin adını aradım.
Dondurmanın salebinde,
Senin tadını aradım.
Kırlarda ki papatyada,




-
Hasan Muslu
-
Mehmet Çoban
-
İbrahim Kavas
Tüm YorumlarTEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.