Eylül, ruhumun en hüzünlü çocuğu; bir gözyaşı misali dökülen yapraklarını tut, bırakma. O nefesi doğurduğun gibi doğsun çiçeklerin. Bülbül gibi güzel olsun kalbin. Onun her gülüşünde can bulsun toprağın. Çünkü o her güldüğünde sen çok güzelsin.
Eylül, benim gözyaşına mahkûm çocuğum. Kabullenmek doğansa, isyan hayalin olsun. Ruhunun kanatları varsa bırak, özgürce uçsun. Lakin gideceği yer hep onun yanı olsun. Doğanın en güzeline, doğumun en özeline... Gülün bülbülüne olsun...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



