Nereye baksam hep gözümde canlar
Evlat özlemiyle bu bağrım yanar.
Keşke aynı şehir olsaydı durak,
Kader araya hiç koymasaydı bağ.
Her hafta sonu ben gelip görseydim,
Yolları bir edip can yetirseyim.
Kokunuzu çekip çekip içime,
Bakmasaydım kaderimin göçüne.
Yusuf Oğuz daha küçüktü o an,
Babasını tam da bilmedi inan.
Çok ufaktı canım ayrıldığımızda,
Yollar önümüzde kıvrıldığında.
Sadece eşyayı almaya gelip,
Ayrılık yükünü sırtına verip,
Giderken o masum, o çocuk halle,
Beni uğurladım dertle, bu halle.
Arabadan "baba" diye feryadın,
İçimi çürüttü, gitmiyor adın.
O ses ki içimde bir hançer gibi,
Yıllardır eritir durur bu kalbi.
Kızım Nursima da büyüdü, bitti,
Serpilip kocaman bir dert ortağı etti.
Göremedim nasıl serpildi boyu,
Gözümde canlanır huyu ve suyu.
Ben evde nereye baksam hayaller,
Duvara yansıyor o tatlı yüzler.
Meğer evlat yurdu bağrı yakarmış,
İçeride bitmez ateş yakarmış.
Şimdi ikisi de benden uzakta,
Gurbet dedikleri hain tuzakta.
İstesem de gidemem, elim kolum dar,
Görmek için canım atıyor yar yar.
Ama göremiyorum, çaresiz kaldım,
Her geçen gün daha hasrete daldım.
Büyüyor içimde bitmeyen sızı,
Söndüremiyorum bu yakan közü.
Ne bir su kâr eder ne serin yeller,
Gözümün yaşını silemez eller.
Bir babanın kalbi her gün kanıyor,
Nereye baksam o anlar dönüyor.
Ölsem de inanmam bittiğine bu hissin,
Yeter ki dünyada sesiniz dönsün.
Evlat ateşiyle kavruldu sinem,
Sizden uzaklarda geçmiyor senem.
Güven Tekin
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 15:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!