Seçimi olmayan bir yoldu yürüdüğüm
Adımlarım koşup gelmek istesede,
bağlayan zincirler bırakmıyordu beni sana
Sen anlamıyordun oysa
Rüzgara kapılacak cesaretimin olmayışını
Yanılgılar girdabında kayboluşumu
Gecenin en koyu vakitlerine sor beni
Kaç yıldıza işledim nakış nakış gözlerini
Dantel gülüşler serdim
Bir gelin edasıyla süsledim düşlerimi.
Ayın karanlık yüzüne sor
Yırtılmış bir zamandan kalma
Arsız bir anı gibisin.
Hala taze hala canlı
Sen hangi gecenin seheri
Hangi baharın yelisin
Bazı vedalar açıklamaya ihtiyaç duymaz
Kuru bir hoşçakal avutmaz ayrılıkları
Ya da uzun uzun cümleler
Bilir gitmesi gerektiğini ve tüm gürültüsüyle, sessizce çeker kapıyı
Anlarsın bu gidişin sebebini, sorgulamazsın
Ne bir kapı sesi duyulur, ne de hıçkırık boğazlarda
Kaçıncı gece,
gökyüzünde gözlerini aradığım.
Kaç gece
seherlerde ismini diledim.
Senin telaşın hiç bitmez mi, dünya?
İzin ver biraz güneşe bugün de doğmasın
Uyanma bugün yürek pencerelerine
Yalancı baharlarını sakla en derinlere
Uçmasın kuşların sonsuz maviliklerinde
Ekme umutlarını gözlerimin nemine
Gel desem, bir bahar serinliğinde
Bunca olasılıksızlığın koynundan
Tutup ellerimi, serebilir misin yıldızları yollarıma?
Tüm engelleri aşıp bir bir
Fırtınalı denizlerde yelken açabilir misin olmazlara?
Yoksa sadece rüzgarı mı kovalar kalbin
Yorulmuş ağaçların sararan yapraklarında sevdim seni.
En son yaprak tanesi düşene kadar
Hani düşse de yıkılmaz ya ağaç yine de.
İşte öyle sevdim.
Savaş sonrası viran şehirler gibiydi gönlüm.
Yıkıntılar arasındayken sevdim seni.
Sevda yokuşunda yorgun sevmelerim
Senden başka tüm menzilleri yakıpta geldim
Çıkmaz sokaklarda korkularımı aşıp
Seherlerde duama katıp ta sevdim
Ben seni; yitik mutluluklara inat
Salkım salkım dalımdan düşüp te sevdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!