Göğü yırtılmış bir gök yüzünden
Yağmurdan başka ne vadedebilirdin oysa
Bir bilinmezlik dışında.
Ve ben yine de gök kuşağı bekledim arsız duygularımla.
Bulutlu sisli bir havada, çıkmazdı gök kuşağı, biliyordum
Tüm işaretleri renklere yordum,
Sen;
Sana olan özlemimden bir haber
Yaşıyorsun kendi dünyanda
Belki söylediğin her şey yalan
Belki doğruydu bu sevda
Ben;
Ben suyum,
Kimi zaman dalga, kimi zaman dua.
İçim deli derya, sığmaz sineme hüznüm.
Dışım bahar çiçek; davullar çalar her sözüm.
Rıhtımlarımda hasret yağmurları, ufuklarda hep gözüm.
Ben maviyim;
Bir sözüne bakıyor her şey
Bir gülüşüne
Bir bakışına
Görmüyorsun
Hangi şarkıyı içsem gecenin kuytusunda nefesin doluyor içime
Her gün bir sen daha düşüyor yüreğimden,
Her gözyaşım temizliyor içimi senden.
Bugün bir şeyden, yarın belki daha derinden,
Bırakırsam eksilirim sandığım o sevginden.
Vazgeçişler düşüyor şimdi payıma.
Hiç bir delili olmayan hayaller kanat çırpıyor ovalarımda
Ömrü kısadır kelebeklerin oysa
Yine de sessizce yükselir, dünyanın sonsuz maviliklerinde
Yağmurlar döverken toprağını düzlüklerin
Çiçekler boyun büker mi hiç can suyu veren göklerine
Dünya ne kadar müsait gövdesindekileri yutmaya
Belki de çoktan delirmişimdir;
Görünmez duvarlar ardında,
Silik cam buğularına resimler çiziyorum.
Bana ait olmayan sabahlar, bana ait olmayan akşamlar yaşıyorum
Beynimin içinde bulut yağmurları,
Ruhumda fırtınaların en şiddetlisi
Yalnızlığıma taç yaptım gökteki yıldızlardan
Her gece saçlarıma kondurdum halelerini
Bedir düşen gecelerimde.
Sevda, bilinmez sürgünlerin yolcusu şimdi
Kim duyar karanlığın sesini
Bak;
Baharı müjdeliyor kuşlar, duyuyor musun?
Gökyüzünün tüm siyahına inat
Bulutların, her an boşaltmaya hazır hüznüne
Ve griye çalan günlerin vijdanına inat
Şarkı söylüyor kuşlar duyuyor musun
İncittiler mi seni, dedim
İncindim, dedi
Her zaman bu kadar çabuk mu incinirsin, dedim
Her zaman bu kadar çabuk incinirim, dedi
Neden, diye sordum
Gözleri doldu, sustu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!