Yine gün akşam oldu...
Herşey adeta yitip gidecek!
Grup renklerini binbir çeşit ile
Saldı ufuklar boyu yine
Güneş batmak üzere...
Ah! dostlarım...
Bugünlerde sormayın halimi
Ahvalimi ne olur!
Bıktım, bu sokakta satılan ucuz
Hurda sözcüklerden!
Usandım, umutsuz,
Bir keresinde sevgilim seninle
El eleydik, ıssız...
Uçsuz bucaksız bir denizin
Sonsuz sahillerinde...
Sıcak bir yaz gününde
Köpükler içinde
Ne gölge düşsün üstüne
Ne de bir rüzgâr essin istemem!
Bir tohum var içimde
Yıllar yılı ektiğim
İsterim ki onun bendeki yerini
Hiçbir kuvvet değiştirmesin!
Benim için vakit namustan değerlidir!
Namusum da vaktimden değerlidir ama!
İkisinden de vazgeçemem doğrusu
İkisinden de fedakârlık yapamam
İkisi de herşeyden önce gelir aslında!
Dün akşamüstü yalnız
Dolaşırken ıssız bu şehrin sokaklarında
Aheste aheste gezinirken hesapsız
Ayaklarımın beni götürdüğü yere
Kendi evimin kapısına ulaşınca
Ancak kendime geldiğimi farkettim.
Ah işte insan!
Kendi ateşiyle kavrulan...
Kendine kızan, kendine küsen
Kendini anlamayan!
Bazen bir leopar
Bazen bir kaplumbağa
Kış geldi
Yolumuz yokuşa düştü
Diye üzülme!
O karlar da erir
Bahar gelir
Sular akmaya başlar
Yaz gelir
Nasıl da pervasız açar güller!
Can yakıcı bir güzelliği vardır renklerin...
Her kıvrım dudak uçuklatır
Her sabah boncuk boncuk
Dökülür çiğ taneleri...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!