Bir kalbi tutmaya çalıştım
Dağılmasın diye,
Yarılmasın,
Bir avuç acının içinde kaybolmasın diye.
Oysa ellerim titriyordu,
Uzun zamandır içimde birikenleri yeniden kelimelere emanet ettim.
Belki de bazı cümleler sadece okunmak için değil, bir yerlerde kendine yakın bir kalp bulmak içindir.
Yolunuz düşerse, belki bir cümlede kalbinize dokunan küçük bir hatırlayış bulursunuz. 🌙
Davetlisiniz.
Gün ortasında akşam olur mu insan,
Gözlerinde bir hüzün, yüreğinde suskun bir keder.
Güneş tepede, ışıklar parlarken geceye yakın,
İçinde bir fırtına, sessiz ve ağır bir an.
Saatler durur, zamanın sesi kesilir,
Ey gökyüzünün sahibi!
Dara düştüm,
dilimde dua, gözümde umut,
yüreğim uçurum kenarında.
Her yıldıza göz kırpıyorum,
Gözler artık kendiliğinden ağlıyor,
İlla yaş dökmek mi gerek?
Bakışlar içe doğru kanıyor,
Sessizlik, çığlıklardan daha gerçek.
Eskiden ağlamak hafifletirdi,
Bir gökyüzüm var,
yıldızlar kadar sessiz,
ama hep orada.
Babam…
Gecelerin sükûnetinde
Bir vakit
içimde bir sır yeşerdi
ne adını sordum
ne rengini söyledim.
Toprak sandılar beni,
Kalbim, dili çözülmemiş sırlarla ağırlaşıyor.
Sanki her suskunluk, bir secdeye dönüşüyor içimde.
Ne yana baksam, dönüp dolaşıp
Görmediğim ama bildiğim bir huzura çarpıyor gözlerim.
Konuşamadım.
Gecenin en karanlık anında, yıldızlar bile kaybolmuşken, içimde büyüyen bir sessizlik var. Söylemek isteyip de sessiz kalmak, kelimeleri yitirmiş gibi susmak, böylesi lâl olmak; ya yalnızlıktan ya sensizlikten.
Ve şimdi, bu suskunluğun içinde yalnızca içimdeki fırtına konuşuyor.
Öylece duruyorum, kelimeler boğazımda düğüm, gözlerim gökyüzüne mühür.
Kalbim bir türlü söyleyemediklerimle ağırlaşıyor.
Bir isim var dudaklarımda, fısıldasam bile ulaşamayacağını bildiğim…
Yolun sonu gibi sandım nice kez,
Gecenin içi içime sızarken,
Bir ağırlık çökerken ruhuma,
Kendi içimde kayboldum bazen.
Ne dua sesim yükseldi göğe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!