eskiden,
kırkbeş,elli yıl önce yani;
taşınınca mahalleye
yeni birileri,
konu-komşu,
yeni gelene
'hoşgeldin' e giderlerdi.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Komşuluk ilişkilerini bitiren televizyon oldu, köyden kente göç, sanayi devrimi, tek katlı bahçeli evlerin yerini siteler, mahalle kavramının bitmesi. çocukluğumuzun oyunlarının yerini bilgisayar, internet, mektubun, bayram tebriğinin yerini cep telefonu, SMS. Face book, you tube yok bilmem ne . İletişim koptu. Misafir : geliyor gelmesine de sohbet yok, dizisini seyredip gidiyor. Evet örf, adet, zevkler değişti daha da değişecek maalesef. İsatanbul istila edildi, İstanbul'lular asimile. Bu güzelim kent artık Anadolu kültürü ! ile..... Yazmakla bitmez. Kutlarım, güzel bir tespit. Saygılar.
Birol Hepgüler.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta