eskiden,
kırkbeş,elli yıl önce yani;
taşınınca mahalleye
yeni birileri,
konu-komşu,
yeni gelene
'hoşgeldin' e giderlerdi.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Komşuluk ilişkilerini bitiren televizyon oldu, köyden kente göç, sanayi devrimi, tek katlı bahçeli evlerin yerini siteler, mahalle kavramının bitmesi. çocukluğumuzun oyunlarının yerini bilgisayar, internet, mektubun, bayram tebriğinin yerini cep telefonu, SMS. Face book, you tube yok bilmem ne . İletişim koptu. Misafir : geliyor gelmesine de sohbet yok, dizisini seyredip gidiyor. Evet örf, adet, zevkler değişti daha da değişecek maalesef. İsatanbul istila edildi, İstanbul'lular asimile. Bu güzelim kent artık Anadolu kültürü ! ile..... Yazmakla bitmez. Kutlarım, güzel bir tespit. Saygılar.
Birol Hepgüler.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta