http://blog.milliyet.com.tr/yukselonacan
Eskilerde büyüklerimizden dinlerdik.
Bir delikanlı, hırsızlık suçundan ceza evine düşer.
Annesi sık sık ziyaretine gelir.
Annesinin bir ziyaretinde:
“- Ana, dilini uzat da bir öpeyim,” der.
Anası dilini uzatır ve delikanlı anasının dilini ısırıp, koparır. Sonra da kopardığı dili avurdunun bir tarafına sıkıştırarak:
“- Komşunun bağından üzüm çaldım, sormadın nereden aldığımı. Kümesinden tavuk çaldım, yine sormadın. Hepsinde ‘aferin’ çektin. Ben işi büyüttükçe hep gülümsedin; bir kez olsun yapma demedin. Bu dilindir beni bu hallere düşüren,” der ve ağzındaki dili anasının suratına tükürür.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




çağdaş yaşamı böyle mi yakalıyacağız hey millet UYAN demekten yorulmayacağız.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta