Soğuk hava ilan ediverirdi krallığını.
Zorba kış ihlal ederdi ilkbaharın sınırlarını.
Kıskanç bulutlar, sarışının önüne geçerdi.
Aylarca,bir an olsun önünden çekilmezdi.
Hasret kalırdık mavi mekandaki güleç yüzüne.
Gıptayla bakardık içimizi ısıtan sıcak kelimesine.
Sabırla beklerdik tabiat ananın bize ses vermesine.
Beyaz yığınlar altında kalırdı toprak evlerimiz.
Kayak pistine dönerdi yoksul caddelerimiz.
Yürümek için olmak gerekirdi cambaz.
Serçelerin yürümesinde vardı işve, naz.
Mutluluktu kartopu,eriyen kalelerimiz.
Tertemizdi kardeşlikle çarpan yüreklerimiz.
Soğuk kanlı rüzgar koşuşturdu mu sokaklarda,
Düşüncelerimiz bile üşürdü beynimizde adeta.
Damarlarımızdaki oynak kan yavaşlardı anında.
Odalar dolusu odun yetmezdi bu çetin savaşta.
Ne kalorifer ne soba yeterdi bu amansız çatışmada.
Minik sobalarımız özenirdi ejderhaya,
Ağızlarından ateş püskürtürdü dışarıya.
Zaman ilkbaharı,kalem yazıyı unuturdu.
Çizgiler çizilirdi defterlere eğri büğrü.
Kasılan ellerimiz arardı sıcak kanlı ateşi.
Kulaklarımız özlerdi ilkbaharın ılık sesini.
Kayıt Tarihi : 26.5.2017 22:52:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!