29 SENEDİR GİTAR ÇALMAKTAYIM, 8 SENEDİR PİYANO VE ARRANGER KEYBOARDLAR, 6 SENEDİR DJ TURNTABLE SETUPLARI KULLANMAKTAYIM VE PLAK SEVEN BİRİSİYİM. GELENEKSEL JAPON SAVAŞ SANATLARI JUJUTSU VE IAIJUTSU EĞİTMENİYİM. SPORADA OLAN İLGİMDEN 1996 YILINDAN İTİBAREN ARTİSTİK STİLSE PUZ PATENİDE YAPMAKTAYIM. ÇİÇEKÇİLİK VE ORGANİZASYON ŞİRKETİMDE BİR SÜRE ÇİÇEK TASARIMCILIĞI YAPTIM. ŞUAN İSE BİR YAPIM FİLM YAPIM ŞİRKETİYLE ÇALIŞMALARIMA SENARYO YAZARLIĞI OLARAK DEVAM ETMEKTETİM.
Eserleri
KALBİM PERİŞAN
Gecemden bir yıldız daha kayarken
Mehtabı kaybettim bir mum ararken
Gözlerin resminden dalgın bakarken
Gelirmisin söyle kalbim perişan
Sokaklar buz gibi ellerim üşüyorken
Kuruyan yapraklar yerlere düşüyorken
İçimden birşeyler maziye koşuyorken
Gelirmisin söyle kalbim perişan
Gönlümde gül gibi her sabah açıyorsun
Arzular çığ gibi doldukça taşıyorsun
Ruhumu öldürdün birtek sen yaşıyorsun
Gelirmisin söyle kalbim perişan
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!