Şiir dediğin sarmalı seni
İçine almalı
İşaret parmağıyla,
Gel,gel demeli şuh edayla.
İlk mısralarda daha,
İçin gıcıklanmalı okudukça..
Her an öğreniyoruz, yeni yeni birşeyler
Bazen maymun iştahlı, kâh muhteris bireyler
Yaşım geçkin sayılır, hemen hemen kırk kırkbeş
Tırnağımla kazıdım, beklemedim hiç beleş
Pek de sevimliymiş, kimin bu sabi?
Hangi şiirdensin, söyle amcana?
Biraz solgun yüzün, üzülmüş gibi
Hiç benzemiyorsun, evden kaçana
Gel soluklan şöyle, su içer misin?
Çocukluktan severim, seni ben sarışınım
Yıllar geçse kanamam, iz bırakan tadına
Hiç bıkmaz, hiç usanmaz, bu yaşta sırnaşırım
Kimselere bırakmam, tav olmuşum adına
Anam tanıştırmıştı, aklım ilk erdiğinde
Yaşanmışlık olmasa
Vatan,
Bir avuç toprak...
Gözler, kısılınca geçmiş dolmasa
Kim alttaydı bilmese bir kaç nesil
Kim köktü, kim yaprak?
Adem derler ham cevherdir, işlemeyi bilmek gerek
Ağaç yaşken eğilmeli, usta sözü dinleyerek
Ne insanlar görmüştük biz, zerre kadar yontulmamış
Hangi damardan yoklasan, beyne varır yol kalmamış
Nazla çıktı sudan
En koyusuna günün
Sıcak huzme Yunus
Ummana açılan odan
Gençlere derdiğin fidan
Dünya karmakarışık, her tarafta kin, nefret
Savaşlar yıkıp geçmiş, şehirlerin suçu ne?
Ozonda koca delik, kuraklıkmış akıbet
Suyunu güneş çalmış, nehirlerin suçu ne?
İnsanlık aceleci, ölmek için mi gayret?
Kıymetini bilmeyip, hoyratça savurduğun
Hayatın efendisi, kaynağı su değil mi?
Çöle dönmesin diye, geleceği kurduğun
Çocuğuna kalacak, mirasın su değil mi?
Rengarenk açsın diye, tarhındaki çiçeğe
Kaç bin yıldır yaşarım ben, alıştım tuzlu suyuma
Sessiz, sakin, biraz bakir, bakarım Anadoluma
Haritada unutulmak, fazla gitmez de zoruma
'Gelin' diye ihaneti, sokmasaydınız koynuma
Şehidim! gücenme bana, benim de kafam karışık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!