1966 yılında Kadirli’de doğdu. İlk ve ortaokulu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, liseyi Kadirli Lisesinde tamamladı. 1991 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünden mezun oldu. 1993 yılında G.Ü. Kastamonu Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Eğitimi Bölümüne araştırma görevlisi olarak atandı. 1995 yılında G.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya anabilim dalında yüksek lisansını tamamladı (G.Ü) . 1999 yılında G.Ü. Kastamonu Eğitim Fakültesine öğretim görevlisi olarak atandı. Özlük hakları ve atandığı bölüm 2007 yılında Kastamonu Üniversitesi'ne bağlanmıştır. 2016 yılında G.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsünde doktorasını tamamladı. Kastamonu Üniversitesi, Eğitim Fakültesine 2017 yılında Dr. Öğretim Üyesi olarak atandı. Aynı birime 2022 yılında Doçent olarak atandı. Halen bu görevine devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!