4 Subat 1985, Samsun/Lâdik-Sarigazel köyü dogumlu.
Ilkokul, ortaokul ve lise ögrenimini Amasya Suluova`da tamamladi ve su an Celal Bayar Üniversitesi Iktisat bölümü ögrencisi. Sevmeyi kendine vazife edinmis ve dünya gurbetinde bir misafir oldugunu düsünen genç adam için siir; önceleri bir heves iken, sonralari tutkuya dönüsür.
Dinledigi deyisler ve türküler her geçen gün ona israrla hep güzel olani göstermeye devam ettikçe, o da bu güzelligin tesiri altinda kalir ve bu büyük duygu yogunlugu içerisinde yasamini sürdürmeye devam eder...
Bir yandan ruhuna isleyen o tertemiz türküler, bir yandan coskunun zirveye tirmandigi semahlar, ve yüregini yerinden söküp alircasina baglamaya vurulan her mizrap bu genç adama insanligin erdemine ulasabilmenin formulünü sunar.
Bu sayede yasadikça ögrenmenin, ögrendikçe yasamanin önemi çok daha iyi fark eder.
Ortaokul siralarinda Edebiyata olan ilgisi daha da artar. Edebiyat dersleri, kitaplar, romanlar, öyküler, derken kendini bir anda siirin içinde bulur ve bir daha kurtulamaz...
Önceleri eline geçen her siiri okur. Alin teri ve emek gördügü her siiri alkislar kendince.
Sonralari siirde, mânanin, duygunun, musikinin varligini hissedince kendi de bir seyler karalamaya baslar... Yazmaya çalistikça siir yazmanin zorlugunu ve bir sairin sorumlulugunu hisseder.Bu yüzden olsa gerek bir çok seyi kendince yazar ve çizer ama kendini henüz sairler sinifina koymaz.
Yazmakta oldukça mahir degilim.
Ben de bir beserim âhir degilim.
Yazarim çizerim söylerim amma,
Yalana gerek yok sâir degilim...
Toplumda yasanan olaylara duyarsiz olmayisi, haksizlikliklara karsi çikmasi, evrensel sevgiyi gönülden isteyisi ve buna ulasabilmek için de siir vasitasiyla insanlarin gönüllerine sevgi yolculugu yapmayi amaçlamasi gibi birçok sebeple siir onun hayatinin vazgeçilmez bir parçasi haline gelmistir.
Kendini siirin cazibesine ve çekiciligine kaptiran genç adam; siirsiz, edebiyatsiz, sözsüz bir hayat düsünemez...
Bunun yanisira, genç adamin iç dünyasinda yazilmayi bekleyen duygular sabirsizlikla kalem ile kagida kavusmayi istemektedir.
Eserleri
Yerel radyo,gazete ve dergilerde yayınlanan ve okunan siirlerinin yani sira 10'a yakın antolojide eserleri, 2 kitapta önsözü bulunmaktadır. Hâlen Ekin Sanat isimli dergide yazı ve şiirlerine devam etmektedir...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Ozan Sentezi
Tüm YorumlarErhan Gül Sanal alemde tanidigim Yasiyla kiyaslandiginda en güzel siir yazan bir kac gencten biridir..Siirleri cok lezzetli,,Basarilarin daim olsun sevgili kardesim,, Gelecekte ismin cok konusulacak