bir yangın yerinde otel odasında
Kıymık kıymık olmuş halet-i ruhiyem
mum ışığında kaybettim varlıgımı
tırnaklarımla kazıyorım kendi ruhumu
İçimde kaynıyor karanlığın tortusu
ben ki dipsiz kuyularda yonttum kendimi
ele veriyor yitirilmiş düş gibi
elimde olmayanlar
kaç yıl bekledim gönül kapında
bir gün olsun içeri buyur demedin
ben seni severken çılgıncasına
sen bana merhaba bile demedin
yok saydın bana ait ne varsa
Üstümüze saldılar en karanlık geceleri
oysa biz aydınlığı ne çok sevmiştik
bi' işe yaramıyor şiir yazmak,
fakat gene yazıyorum,
güzel bir kız beğenir belki
kuyuya atılmadım köle pazarında satılmadım
ne bir hünerim var ne de yüceyim
serseriyim işte sokak ortasında
kimse önemsemez varlığımı
neymiş tüttürmüşüm birşeyler
Gece köpek havlaması,
Gündüz horoz ötüşleri…
Köyümü verin geri!
Hani… neredesiniz?
Geçti vakitlerin treni,
Kral çıplak dolaşırken sokakta,
"Yaşasın kralım!" diyenler dümbüktür.
Halk aç uyurken yatakta,
İngiliz gömleği giyenler dümbüktür.
Kapıldık dünyanın hay huyuna,
Bakmadık haramına helaline.
Arzularken ruhumuz öte âlemleri,
Dünyanın cezbine kapılıp kaldık.
Güzelim dünyada biz sâki olduk.
Sunduk şarabı en güzel kadehte.
İçenler kafayı ne de güzel buldu,
Güzeller karşısında yudumlarken şarabı.
Bize kalan yokluk, ıstırap ve hasret




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!