Unuttum dersin...
Kurtuldum zannedersin...
Takvim yaprağındaki bir rakam kanatır kabuk bağlayan yaranı.
Doğum günün kutlu olsun, yalnızlığımın kahramanı.
Yok yazacak satırım, kalmamış ki hatırım
Ölmektende beterim, gittiğin günden beri
Kanasada hep yaram, sızlasada ta şuram
Haramsın artık haram, istemem dönme geri
Yarabbi bu ahvalim isyan değildir haşa
Lakin yıldım yoruldum senin bu kullarından
İyilik etmesinler, hemen kalkarlar başa
Tevbe ettim bin defa, geçmemde yollarından.
Yeşil döndü sarıya
Yakında dallar kalır
Başımdaki efkârı
Sanırım toprak alır
Zaman akıp gittide tortusu dipte kaldı
Sevda belki bittide sızısı kalpte kaldı
Ben unutum dedikçe ve unuttum zannettikçe
İnkar etsem ne fayda,akıl geçmişte kaldı.
Hani çorak topraklarda açmazmışya çiçekler
Yıllar oldu yağacak yağmurumu beklerim
Çok yorgunum halsizim yıkılmış ve bitkinim
Getir bana bulutları gelki hayat bulayım
Yağsın sevda yağmurları sana güller sunayım
Gecenin yarısında bir çıkış arıyorum,
Bulamazsam bu akıl çıldırır sanıyorum.
Umurunda mıyım?
Hayır.
Umurumda mısın?
Belki...
Zaten İnsan sevdiğini nasıl bırakıp giderki?
Hedefini şaştı gönül
Aşk od'una koştu gönül
Kurşun değse yıkılmazdı
Bir gülüşe düştü gönül
Ne olacak benim bu hâllerim?
Yine sabahı olmayan gecelerin başındayım.
Tutamıyorum ve bir yıldız gibi kayıyor ellerimden gençliğim.
Ve sevdaya dair,
yılmışlığım,yıkılmışlığım,yenilmişliğim...
Sahi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!