İnsandan insana, damla nem ile
İnsan doğdum insan, kalamadım ben.
Yaşatmak, yaşamak; vardı cem ile,
Akıldan nasibi, alamadım ben.
Mesafe dediğin, gönül arası,
Haydi düş yollara, tam vakti şimdi.
Senden merhem bekler, gönül yarası,
Haydi koş sollara, dem vakti şimdi.
Bence ahkam keser, tüm hitapsızlar,
Bilimden ilimden, eser yok şimdi.
Yalan yanlış eser, tüm kitapsızlar
Zalimin dilini, keser yok şimdi.
Aşktan yerle yeksan olan bedene;
Bir faydası var mı kabre gelmenin?
Yaşarken sevgiye, hasret gidene,
Bir faydası var mı kabre gelmenin?
Gelirsen şimdi gel yarı canlıyım.
ŞİMDİ Mİ GELDİN
Tükendi nakdi ömrü aşkımın,
Düştü sevda takvimdeki son yaprak,
İnsanoğlu meçhul, kimse bilemez,
Bilsen ne rüzgarlar, eser içinde,
Sakladığı derdi, kimse bulamaz,
Kimbilir ne dertler, kasar içinde.
SIR
Sır kalsın bu sevda, beyana veda,
İlânı mahşerde, asalım dedik.
Ekmeğimiz aşktı, suyumuz sevda,
Banıp banıp yiyip, asel'im dedik.
Anlattırma dostum, gönül sızımı,
Deşme bu yarayı, sana da seper.
İnlettirme n’olur, gönül sazımı,
Teller isyan eder, sazı da teper.
SIRILSIKLAM
Bir sevda bulutu, ağar üstüme,
Saçım sırılsıklam, kaş sırılsıklam.
Bir sevda yağmuru, yağar üstüme,
İçim sırılsıklam, dış sırılsıklam.
SIRMA SAÇLARI
Büklüm büklüm düşmüş, omuz başına,
Gül sineye dalar, sırma saçları.
Öyle yakışmış ki, kirpik kaşına,
Gamzeleri yalar, sırma saçları.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!