Haber salın yâre, bu sevda kara,
Çaresi ondadır, el atsın bana.
Azdı gönlümdeki, açtığı yara,
Söyleyin cânâna, el atsın bana.
Onda düştüm aşka, onda yakıldım?
İzin vermeseydik,
gönülleri gezemez;
fesleğenleri de bu denli ezemezdik...
sanırsın,
ben dahil...
herkesi sana benzetirim,
seni herkese...
lakin kimseyi senin yerine koyamam...
ESERİN İŞTE
Bana sevgiyi anlat barış döktür kaleme
Sam yelinden dem vurma zaten iklimim bozuk
Burç eğriyse düzü var, bayrak diktir kaleme
Kâh-ı âsumanda, kâh-ı mehtapta,
Rahşân-ı suzansın, oy nazlı cânân.
Bazen şems batımı, bazen sabahta,
Sen aşka ezansın, hây hazlı cânân.
Öyle bir vecd ile, sevdim ki seni,
Ey İnsanoğlu (2)
Bu bir nasihattır ey insanoğlu,
Oku da ister tut, istersen tutma.
EY İNSANOĞLU
Ayırma insanı, gel kutup kutup,
Kardeş ayrı ayrı, kale mi tutsun?
Eline ne geçer, halka kin katıp,
İnsanlar iblisten, bela mı tutsun?
Sevgiler ısıtır, nefret soğutur,
Tebessüm insanın, kendi içinde.
Bil, öfkenin seli, seni dağıtır.
Af arkın ters akar, bendi içinde.
EYLÜL MÜ ÇARPTI
Nasıl yaprak döktük durup dururken,
Sararıp savrulduk, eylül mü çarptı?
Mavi hayalleri kurup dururken,
FASIL
Gün gecenin koynuna girerken usul usul,
Gözlerim güneş alsın o kahve gözlerinden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!