Karadeniz de yüzeyi taka
Benim sevdiğim de maçkada
Şaçlarına da takmış toka
oy ballisi oy ballisi yüreğimin yarisi
Tirvana kuşu da konmuş çaylığa
Nasıl başardı bilmiyorum
Yanımda hayat doluydu
En son yattığı kadının güzelliğini anlatıyordu
Yemek yedik eğlendik alişveriş bile yaptık
Acısı varmış gibi değildi
Yüzünde gülümse vardı
Komarın çiçeğiden yapar arı deli balı
Sevdiğini alamayan olmaz mı deli
Kış boyu bekleyİp yazın açan komarum
Sevdiğim gelecekse mermileri yakarum
Maçkadan akar dere kız nereye nereye
Gören peşine düşecek bu güzel kimdir diye
Ses ettum arkandan dur diye
Baktın bir bakışla yaktun oy oy
Maçka deresi akar karadenize
Sen benim içimdeki cehennem yerine su serpersin sanmıştım. Sana sırlarımı verip insanlığını görebilirim zannetmiştim. Oysa düşene vurmak ya da bir gönül kırmak, bırak insanı, inançsız biri bile yapmaz diye düşünürdüm.
Söylemediler mi sana, bir kalp kırmak Kâbe'yi yıkmak gibidir. Ama sen hiçbir dinin kutsal mabedini ayakta bırakmadın. Öyle ki, kendi ellerinle bana beddua ettirdin. Korkma, çünkü ben kimseye yürekten beddua etmeyi beceremem; zaten daha önce sonsuz acıları tattım. Ama seninki, yaşadığım en büyük acılardan biri olmayı başardı.
Bir delinin bedduasını aldın; senden daha büyük bir günahkarın , Varsın mahşer bir gün gelsin, hesabımız o büyük Divan’a kalsın.
Sensizliği yaşadım, sevgili.
Bir şair’in yalnızlık şiirindeki gibi.
Bir dağ başında, kendim gibi yalnız, ulu bir ağacı buldum. Telledim, süsledim, gelin eyledim onu.
Ağladım ağacın altında; bir sarhoşla şarkılar söyledim gece boyu.
Sigaradan yükselen duman hiç sönmedi, etrafta herkes araçlarda sevişiyordu.
Sis çökmüştü, hava keskin bir soğukla doluydu. Kurtlar uluyordu uzaklardan.
Sigaranın dumanıyla ellerin sararırken
Ciğerlerin nefes almakta zorlanıp tıkanırken
Kadehler birbiri ardına boşalırken
Kusup tekrar içmeye devam ederken
Geceler sabahı zor bulurken
İşte o an anlarsın sevmenin ne olduğunu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!