Girmek isteyen varsa gönül kapımdan,
Anahtarım sevgide, iste ! versin canımdan,
Harcım bir toprak sade balçıktan,
Restore etmiştir hayat, duvarları sevdadan,
Bedelsizdir tapusu;
Verasetleri kerem ile mecnundan,
Düşmüş idim takatsız kaldım,
Kalkmak istedim kalkamadım,
Kalmamış ki artık eski eller,
Uzanmış ellere bir el bulamadım,
Kalktım düşmüştüm ben düşlerime,
Biz gözgöze geldik mi kıvılcımlar kıskanır,
Heryer yemyeşil otursak şöyle,
Ben anlatayım derdimi sen dinle,
Kalkmayalım burdan gözyaşlarımız düşmesin çimlere,
Biz gözgöze geldik mi geceler de sabah olur,
Sükûnet bulduğum yegâne rıhtım,
Gözünden düşen bir damla yaş benim olsun,
Neyleyim ben, bu benimse bahtım,
Ben yine bugün gecenden uykusuz kalktım,
Ey gülzâra içinde kalmış gözlerim,
Yürüyorum sokakta öylesine kulağım da kulaklık,
Ne geçmişe götürüyor nede geleceğe,
Dinliyorum işte içimde yankılı ve dışardan müziksiz,
Gidiyorum çaresiz ama dertsiz,
Kim ne biliyor ki ben kimi dinliyorum gece gibi sessiz,
Zirvelerde bağırırıp yüreğimden haykırıp, yankılanan sevdamın sesi,
Kim bilir sesim hangi kayalara çarpıyor,
Kim bilir sesim hangi kuşlarla kanat çırpıyor,
Kim bilir hangi nehirlerde titriyor,
Kim bilir bu haykırış bir daha yürekten geri gelir mi artık,
Gözlerimiz de eskimeye başladı göremiyoruz nicedir,
Esrik rüzgarlarda gitti gençliğimiz,
Yaşamın o gögsünde yitti o büyük gerçeğimiz,
Sadece nefes almak değildir yaşamak,
Yaşamadık ki,
İman ümitlerin en büyük bahtı,
Geldi ey şehri ramazan ayı,
Hasretlik bağrımı kavurup yaktı,
Ben nefsime zincir attım,
Neylesin şeytanın anahtarı,
Vakitsizce gelen bir sarhoşluk,
Evvelsi günden kalmış, ekşimiş bir tas ayranım,
Kanım çekilmiş ellerim ise soğuk,
Aynada bir bütün, içimde bin parçayım,
Gidiyorum beyhude emanetim sırtımda hicranım,
Ne acı bir aldanış bu, ne derin bir yara,
Sevgiye aç kalplerini zincirliyorlar paraya.
En ipek yatağı alsan da, saraylar kursan da tahtına,
Huzur uğramaz satın aldığın odaların kapısına.
Huzur dediğin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!