Toprağı çatlamış yediveren gülller var,
Yar mıdır yâri, yardan uçuran,
Utanırım dilime dolaşan küfrün şiddetinden,
Bir yanım hazan diğer yanım asuman,
Bedenimi kaldırıp atasım,
Yerin dibine kaldırasım,
İçimde bir arayış, derin ve sessiz,
Birini sevmek istiyorum, bir sır gibi eşsiz.
Telaşsız olsun, gösterişsiz olsun,
Eski bir fotoğraf gibi;
Gözlerinde huzuru, sözlerinde limanı bulayım,
Benim olsun bütün o bilinmez yollar.
Nedir ki o, göğün direğinde sallanan bir bez sanılan?
O, ecdadın kefeninden biçilmiş, rengi kanından.
Ne kadifedendir dokusu ne de ipekten,
Ay ile yıldızın yansıyan nurundan.
Cumhuriyet: Bir kelime değil, bir kalp atışı.
Bir papatya koparıyor insan,
Seviyor mu sevmiyor mu diye,
Hayat ise ömrümü koparıyor,
Bir papatya gibi,
Sabreder miyim, sabredemez miyim diye,
Rızık arayıp kanat çırpan bir kuş gibi gönlüm,
Süzülür de, süzülür, sevdalar dergâhın da,
Duygular müebbet mi giymiş görünmüyor,
Uçup da, uçuyor, görünmez karanlıklarda,
Deseler ki ! sevdan bir kara toprak altında,
Bir sevgili istiyorum,
Mesela,
Bir gülün açışı kadar sessiz ,
Ama kalbimde gök gürültüsü olsun,
Sevdamız rüzgarın dilinde gizli,
Onunla yürürken, ayak izlerimiz kaybolsun,
Hayallerin merdiveni olmadı çıkmak için,
Bir umutla çıkarsın, sadece yarını yaşamak için,
Umutlar nedir ki ? umut dediğimiz;
Bugünü yaşayıp, yarınlara çıkmak için,
Biz umutları sabah, hayalleri gece ettik,
İçi kanayan biri vardı göğsünde,
tam sol tarafta
Dışarıya akmıyordu,
içten damlıyordu yüreğine,
Fakat yüzü çok mutluydu,
Lügatım yetmez cenneti anlatmaya...
Bendeki beni terk etmem gerek,
Gidip gelen var mı ki ,cennet yurduna,
Anlatsam da bu dünyadan vazgeçmek gerek,
Süslenmiş hayattan, kolay mı vazgeçmek,
Çözemedim seni ey meçhul sevdam,
Bağrımdamısın, canımdamısın
Ben saklambaç oynayalı çok oldu,
Fark etmedinmi sen hiç,
Seni gördüğüm ilk gün sobelediğimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!