Erbay Kara Şiirleri - Şair Erbay Kara

Erbay Kara

Birde hovarda, birde hovarda
Ahtapot kolları Anadolu toprağında
Anadolu toprağı;
Sarıyor güneşi yaralarına

Bir tutam acı avuçlarında

Devamını Oku
Erbay Kara

GELMEDİN

Giyindim, kuşandım
Gömlek, boyunbağı bi tamam
Güneş gözlerini yumdu yumacak
Şarabın hası masada kırmızı

Devamını Oku
Erbay Kara

Bir sonbahar akşamı
Başladım bu şiire
İçerimde ki kederle
Yaslayıp
İşaret parmağımı alnıma düşünüyorum
Çocuk sesleri ile dolu bahçe

Devamını Oku
Erbay Kara

GİTTİN

Gittin
Habersizsin
Bıraktığından arkanda
Gün soldu

Devamını Oku
Erbay Kara

burası küçük bir kasaba
ne kız kulesi
ne deniz
sana buradan gönderebileceğim
hiç kimsenin selamı yok benden başka
ve ben

Devamını Oku
Erbay Kara

Hiç tek başımıza yazılmadık
Yoklama defterine sınıflarımızda
Ağacın dalın yaprağın sesini dinlerdik
Ateşin sesini
Rüzgarın ve suyun
Gecenin çığlıklarını dinlerdik uzun uzun

Devamını Oku
Erbay Kara

oyyyy
ağustosta kar yağar
kan damlar ocağımıza
yak yakabilirsen eğer

oyyyy

Devamını Oku
Erbay Kara

GÜLAY
(azeri türkü)
Gülen eyva, ağlayan nardı gülay
Günün gün ışığı, gece aydı gülay
Susuz çöllere, su olup akardı gülay
Gitti, yalnızam men, yamanam men, yaralıyam

Devamını Oku
Erbay Kara

Çay ve fındık bahçeleri
Ve tütün
Ve bakır madeni Murgul'da
Yedikat yerin altında kömür
Rize'den Trabzon'a
Samsun'dan Sinop'a kadar

Devamını Oku
Erbay Kara

bende ki yaralar derindir derin
sonuna geldim çıktığım seferlerin
öyle yenilgiler bıraktım ki geride
rüyalarına girer her gece galiplerin

ayrıldığın zaman yanımdan

Devamını Oku