Örs isen, sabit dur. Çekiç isen vaktinde vur.
haydi gel tut ellerimden bir düş kuralım seninle
uzanıp mehtabın örtüsünde güverteye sereserpe
saymadan hiçbirini hep çocukken yaptığımız gibi
tutmadan dileklerimizi kayan yıldız gördüğümüzde
ve kapatıp gözlerimizi çağıralım tüm özlemlerimizi
ellerimiz dün gibi sımsıkı tutuyor olsunlar birbirini …
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Gerçeği ve düşü şiirin potasında eriterek us'lara kazıyan dizelerin yaratıcısı Sayın ERSİN Modern zamanların öykücülerinden biri olduğunu bu şiiriyle kanıtlıyor.
İmrenerek okudum şiir.
Kutluyorum Efendim.
Erdemle.
Harikaydı......
Şiiri okurken ruhumun gerçekten dinlendiğini duyumsadım
Bu güzel şiirin gerçek adını 'Ayışığı altında sonat' olarak belirlemek isterdim.
'Bu gece yılbaşı... Çalınan çigan dansı değil Tuna dalgalarında....
Bu gece ayakta başkent, sevdalılar sevdalarının kollarında....
Paylaşım için teşekkürler.. Tam Puan+ Ant..... sevgilerimle
ask sabirdir demez miydin degirmen taslary arasinda
yutup feryatlarini un olup dagilirken sessiz kalmayi bilen
feryatsiz ve ince çile gibi savrulurken rüzgarin isliginda
dört yana acitmasiz yirtinisinda
pür perisan püfür püfür dumansiz
kor içinde yanyslar gibi, öylesine alevsiz.
haydi gel tut ellerimden bu düsün içinde yasayalim seninle ömrümüz yettigince...
Güzeldi
Kutlarım
Ant+10puan
haydi gel tut ellerimden bu düsün içinde yasayalim seninle ömrümüz yettigince...
Bir ohhh çekesim geldi,sanki sabahın o temiz ve berrak ormandan esen,denizden esen rüzgarını soludum.Eseriniz ruhuma hitap etti.Ruhum huzura erdi.Vay Allah razı olsun ha.İnanın ki buna ihtiyacım vardı.Yüreğim pamuk şeker gibi rahatladı.Sizi okumak gerçekten bir harika,kelimelere yetmez duygularımı ifade etmek.Güzel ve temiz yüreğinize sağlık,saygılarımı sunuyorum.İyi ki varsınız efendim.
ask sabirdir demez miydin degirmen taslary arasinda
yutup feryatlarini un olup dagilirken sessiz kalmayi bilen
feryatsiz ve ince çile gibi savrulurken rüzgarin isliginda
dört yana acitmasiz yirtinisinda
pür perisan püfür püfür dumansiz
kor içinde yanyslar gibi, öylesine alevsiz.
haydi gel tut ellerimden bu düsün içinde yasayalim seninle ömrümüz yettigince...
***
Huzur veren şiiriniz, kalbime ferahlık verdi onca zaman aralığında...
Sevgili Gönül Hanım, yüreğiniz eksik olmasın : ) +
İlk şiirlerimden 'Tut ellerimi' hatırladım.
Ne güzel bir hayal...
Hayaller gerçek olmak içindir.
'haydi gel tut ellerimden bu düş içinde yaşayalım seninle '
Bu istek kesinlikle boş değil. Hayali olanın gerçeği de olmalı. Yani soyut olan somutlaşmaya adaydır. Er , geç...
Tut Ellerimi
Haydi tut ellerimi, gidiyoruz hayal ötesine.
Sevdalıların kavuştuğu, acıların bittiği yere.
Vadiler dolusu çiçek, Kevser akıyor dere.
Mevsim hep bahar, bak şu taze meyvelere.
Orası güzellerin yurdu, kapalı çirkinliklere.
Dilediğimizi yaparız, hesap vermeyiz kimselere.
Müzik bile ayarlanmış, tam isteğimize göre.
Kavga, kin, kıskançlık, haset; hapis başka yerde.
Hangi yoldan gidilir biliyorum, haydi gel benimle.
İnsanların en şereflisinin bulunduğu yere.
Haydi tut ellerimi, inanmazsan bak gözlerime.
Ahmet Bektaş
-
Tebrik ederim, beğendim.
Kutlarım efendim..Tam puan..
Sevgi damlatan gönül pınarınızın pırlanta kalemini yürekten kutluyor, ışıltısının ömrünüzce hiç sönmemesi dileğiyle saygılar sunuyorum. Tebrikler...
Yüreğinize sağlık harika bir şiir okudum tam puan****10saygılarımla
güzeldi .. tebrikler..dilerim herşey istediğiniz gibi olsun..saygılar saygın kaleme
Bu şiir ile ilgili 17 tane yorum bulunmakta