Dönüyor "velfecir" şaşı gözleri
Üstüne giydiği hakim cübbesi
Elinde cımbızla ayıklıyor sözleri
Dev aynasında sanki cüssesi.
ENGİN TOPKAN (09.03.2020)
AÇI: ÜSTTEN DİK / AMELİYATHANE IŞIĞI
Masanın üstünde uzanmış şiir,
Adli tıp odası soğuk ve beyaz.
Mürekkep yerine pıhtılı nehir,
Maktulün göğsünde donmuş son bir yaz.
AÇI: GENİŞ / ADALET TERAZİSİ
Yüksek kürsüdeki hâkim çok sertçe,
Vuruyor tokmağı, sarsılır bu oda.
Sanık sandalyesi dilsiz, namertçe,
Şair yargılanır eski bir modda.
On bir hecede durur her kelime,
Eksik de olmaz, fazla da taşmaz.
Divanın ölçüsü adalet terazisi,
Tartılır söz, şaşmaz gram hep.
AÇI: GENİŞ ÇEKİM / MUTLAK BEYAZLIK
Dört duvar bembeyaz, tavan bembeyaz,
Burada gölgenin izi bile yok.
Mevsimler silinmiş, ne kış var ne yaz,
Kör eden boşluğun acısı pek çok.
AÇI: EKSTREM YAKIN ÇEKİM / EL KAMERASI / SALLANTILI]
(Bembeyaz odanın duvarlarında kendi kanıyla yazılan illegal bir mısra)
Dişini geçirir sol parmağına,
Sıcak kızıl nehir akıyor cana.
Mürekkep yasaksa hücre bağına,
AÇI: DIŞÇIL / DEMİR KAPI GÖZETLEME DELİĞİ]
(Gardiyanların hücreye girip bu illegal şiiri silmeye çalışmasını betimleyelim)
Ağır demir kapı açıldı birden,
Postallar çiğnedi o ak tabanı.
AÇI: GENİŞ / KORİDOR / TAKİP ÇEKİMİ
Bu kanlı şiirin tüm hapishaneye yayılarak diğer mahkumları da uyandırmasını betimlyelim)
Kapının altından sızan o nehir,
Koridor boyunca akıyor hızla.
AÇI: EKSTREM GENİŞ / HAPİSHANE DIŞ CEPHE / YAVAŞ ÇEKİM
Sallandı duvarlar, yıkıldı kule,
Sözler bentleri yırtıp geçti betonu.
Harflerin gücüyle gelen bu selde,
Gördü zalim olan kendi sonunu.
AÇI: EKSTREM GENİŞ / DOĞAN GÜNEŞ / YAVAŞ PAN]
Doğar ufkumuzda parlayan güneş,
Yeryüzü temiz bir sayfadır artık.
Sözcükler hür şimdi, her ruh bir ateş,
Geçmişin o kirli kürkünü yırttık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!