" İçecek bir bardak, şöyle demlisinden hani, sıcak bir çayın varsa; hala seni terketmemiş olan umudun, deli sancılara gebe olsa da, kalbinin derinliklerine göz kırpmış, seni sessiz konağındaki kuytu köşesinde bekliyor demektir."
Nice yollar aşılır zamanla,
Nice nice türküler söylenir...
Gözyaşları çoğalır amanla,
Korku doğar çehrelerde zahir...
Nice sonlar oluyor kadavra,
Korkumsun artık,
Korku tünelimdeki karanlık...
Duygumsun yandık,
Kuytumsun karanlık...
Kaderimin hediyesi,
Bilmem kaç can aldık...
Boşuna harcama sakın, değerli nefesini,
Gözü açık ol,şeytana kullandırtma nefsini,
Bil, Insan sorumludur iki dudak arasından,
Dilin helal derse; çıkar o muteber sesini...
Hesabını veremezsin gel helalinde yaşa,
Ne yanık sevdalar yaşadım, hepsi boşa çıktı benim,
Ne yokuşlar tırmandım, eğildi isyansız, sustu tenim,
Ne şerefsizler gördüm maskeli, yüzüne tükürmedim...
Kabir, bekleme noktası;
Cennet bahçesi,
Cehennem kuyusu...
Kabir cennet bahçesiyse;
ölüm bir beklenendir...
Ah şu gecenin kokusunu
Alamadın doğru dürüst
Çekemedim bağrıma
Kâh vardım dedim
Ama varamadım
Tadamadım iyice
Makamın ve şöhretin geçicidir bilesin
Azrail geldiğinde bitecektir hevesin...
Bazen cümlelerin pek anlamı olmaz,
sessizlik zaten anlatır her şeyi. Bir bakış bazen bin yakıştır. Kelimelerin kifâyetsiz kalması gibi,
hayat açıklanamayacak kadar çâresizdir. Bir yudumda çekersin; içersin tüm özlemleri.
Sonra bir bakarsın, özlem diye bir şey kalmamış; günlerin, saatlerin, kısaca zamanın tükenmesi gibi her şey sönüvermiş, yanan bir mumun tükenmesi gibi...
Evet haklıydın Allâh acıları yaratmıştı. Ama unuttuğun birşey vardı; acıları ve üzüntüleri yaratan Allâh; alışmayı ve umutları da yaratmıştı...
Her zorlukta bırakıp, kaçıp giden hep sendin,
Fırtınalı yağmurda zorluklarımı yendin?
Attığın o düğümler, çözülecek o bendin,
Sen iblise güvenme, o mu senin efendin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!