Her şey geceden kalma bir gecede başladı
Allah'ı ve Allaah'ı gördüm
Klozete kafamı her soktuğumda
Allah'ı gördüm karanlıktaki yıldızın yanıp sönen pırıltısında
Her inanışın inandığında onu gördüm ve inanmadığında
Saat Gece üç...
Mikrofonda sonlanan bir heceyim,
Kendi öz ülkesinde sürgün bir mülteciyim.
Merkezde o otobüs kalkarken parça parça,
Bir can durakta kaldı, can çekişti açıkça.
O vicdan azabı bir gölge misali
Peşinden ayrılmaz, siner derine
Her söz bir ok olur, saplanır kalbe
Sağduyu firarda, akıl sürgünde.
O çınlamalar bir fısıltı sanki
Zamanın değirmeninde öğütülürken yıllar,
Çizgi çizgi yüzlere kazınır tüm acılar.
Her şafak bir hüsranın kapısını aralar,
Bir kere ölmek için, revâ mıdır bunca yaşamak?
Bunca telaş, bunca hırs, neyin peşinde her can?
Ah be canım, o yeminler, o sözler... Yalanmış hepsi, birer birer. "Bu sevdadan dönen namert olsun" diyen diller, şimdi nerdeler, kimin ellerindeler?
(Nakarat)
Döndüler işte, sözlerinden caydılar
Aşkın en güzel düşlerini, yıktılar
Yüreğimiz kan ağlar, gözyaşımız sel
Üdebâ meclisinde bir sühan işittim,
Yâd ellerden gelen bir hüzünlü nefes.
Yedimde kalsa da o vedîa-yı nefs,
Ye's ile kararmış bir ömre düşüldü.
Gönül ser-te-ser bir vehim içinde,
Sen her sabah gülüşünden öptüğüm
Yüreğimin yangını dinmeyen sızım
Sensiz geçen ömür bir kara yazım
Gözyaşım dinmiyor ah benim nazlım
Gözlerin bir umman derinine daldığım
O Ben Değilim Artık
Her kapı çaldığında o ben değilim artık,
Boşuna umutlanıp bekleyeceksin.
O sıcak nefesim yok artık yanında,
Sensizliğin soğuk yüzüyle yüzleşeceksin.
Oysa ki güzeldir anılar, içimizde saklı durur,
Her biri bir yıldız gibi, kalbimize nur olur.
Maziden gelen bir nefes, ruhumuza huzur verir,
Hatırladıkça yüzümüzde, tatlı bir tebessüm belirir.
Eski bir mektup kokusu, taşır bizi diyarlara,
Cebinde vaatler, hepsi bayat,
Vitrin parlıyor, içerisi harap.
Sırtımı döndüm, sapladı bıçağı,
Bu filmin en sinsi kaçağı.
Sahtekar!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!