Masalara meze umutlar
Artık bekleyen de beklenen de uzak
Sabırsız bu gelişler
İnandırıp inandırıp gidişler
Verilen o sözler
Kaybolan saflığımız
Hayatımda bir eksiklik misin sen
Yoksa hayatıma bir sebep mi
Kararsızlıkta ki beklentilerin katili misin yoksa sen
Sessiz sessiz ağlamaların sonucu mu
Belki de hiç gelmeyecek olan kadere ait bir yarasın sen
Yine de beklenmeye değer der bir yer
Benim içimde bir şey var
Karar veremeyen aciz çaresiz
Bir yara var
Ruhumu yiyip bitiren
Günahlara bulanmış
Bir ceset var
Birini bekliyorum
Kapı eşiğinde
Gelir vakit dolmadan
Şöyle yüzyüze
Karşımızda şömine
Kırmızı kadehler
Bir kağıt ve bir kalem misali
Sonbahar tonlarında birbirimize bakıyoruz
Sessiz sedasız terk ediyorum kendimi
Düğüm düğüm olan bu sefer boğazım değil bedenim
Meraklı gözlerim ve aç ruhum
Acıyı tatmış acısız renklerim
Dinlediğim şarkılarda mırıldandım seni
Okuduğum kitaplarda başrolleri paylaştık
Minik bir çocuğun
Masum bakışlarında yakaladım bizi
Bulunduğum zamandan
Bulunduğum şehirden
Belki zamandır yanıltan
Ya da hayattır zorlayan
Sadece sessizlik istersin bazen
Yalan dolan olmadan
İnanmak istersin birilerine
Sadece tanımak
Bir kadının gözyaşlarındaki
Çaresizliği yazabilir misin
Belki yazabilirsin ama
Gerçekten okuyamazsın
Ruhunu kemiren acıya
Derman olabilir misin
Sessizlik var içimde
Ruhuma bir karanlık çöktü
Gülmesi gereken yüzüm ağlamaklı
İçimi bu kadar acıtan ne bilmiyorum
Kalbime bu kadar dokunan ne görmüyorum
Benliğimi bıraktığım o ben yok artık
Eski beni bilene çok uzak duygular içinde kayboldum
Kelimelerim yetersiz kalıyor içimdeki kargaşayı anlatmaya
Bir zamanlar iki kişi kavga ederken
Şimdi milyonlarcası beynime, bedenime, benliğime hücum ediyor
Durduramıyorum
O kadar çok dönüyor ki hayat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!