ELEST YOLCUSU
Elest meclisinden gelen ey canlar
Bizim de payımıza yanmak mı düştü?
Sizin gönlünüze saraylar hanlar
Bizim gönlümüze yunmak mı düştü?
Bir "Beli" dedik de düştük bu yola
Hasretle sarıldık sağ ile sola
Varmadan menzile verilmez mola
Gurbeti vatan sanmak mı düştü?
Kimi zevk-ü sefa içinde gezer
Kimi dert elinden canından bezer
Alın yazımızı yaradan yazar
Bize hasret ile donmak mı düştü?
Aşkın ateşidir ruhu kavuran
Külünü savurup göğe savuran
Ezelden ebede hükmün buyuran
Kadere her zaman kanmak mı düştü?
Dertli neyler malı, neyler mülkünü
Sırtına yüklemiş gamın yükünü
Ararken aslından kopan kökünü
Ateşi bağrına banmak mı düştü?
Sırrına erilmez şu garip halin
Dikenleri kalmış kokulu gülün
Sükûta bürünmüş konuşan dilin
Sessizce köşeye konmak mı düştü?
Gönül bir aynadır, sırrı dökülmez
Yârdan gayrısına boyun bükülmez
Bu derin yaralar asla dikilmez
Derdi derman diye anmak mı düştü?
Sözünü hakikat üstüne katan
Gönül deryasında sessizce batan
Aşkın ateşiyle yorulup tüten
KALEMSİZ ŞAİR’e sönmek mi düştü
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 03:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!